Yalnızlığın Sesiydik
'' Namuslarına ihram giydirenler, hala altında çırılçıplaksınız ''
Maşayla tutulmalıydı o avuç
Yakan yalanlar yüklenmiş
Kasaba saflığıydı bizimki
Görmemişlik, bilememişlik
Oysa
Deniz kadardık
Köpük gibi
Kolyoz kokulu
Gözlerimizi iyot çalmış
Hamsinoz ağına mahpus
Yalnızlığın sesiydik
İçine mahkûm konuşan
İçsel şarkılar söylerdik
Ezgi akşamında
Bir kadehte saf anason, su katılmış birazda
Sarhoşluğumuz bizeydi
Güz gözlü, ince belli hazan kıvamında
Eylül'e gömülmüş öyküler anlatırdık
Yolumuzun kesiştiği yoldaşla
İhtilal türküleri söylerdik sessizce
Denizde Deniz'i görüp bir doksan küsur boyunda
Dalga kadar kocaman yakamoz kadar derin
Öyle devasa umutlarımız yoktu
Hürriyet sevdamızdan başka
Ağlardık ta arada
Ağladıkça gözümüz acısın diye
Acıdıkça köpürürdü sol yanımız
Sol yanımızda memleket
Sol yanımızda cehennemleşen emek
Biz bıyıklarımızı sevdik kurban olası
Birde ak boyalı sakallarımızı
Öpüşürken acıttık yanaklarımızı
Ne bilirdik ki kaypayan sevdaları
Yolumuz stabilize
Yüreğimiz kara zeytin tanesi büyüklüğünde
Boşalttıklarımızı doldurduk o küçücük yere
Unuttuk
Aşk bezeli boyalar sürdük
Duvarlardan silip şiirleri
İpe sapa gelmez nakaratlar dizdik
Kulağımıza küpe
Ne idüğü belirsiz et yığınıydı
Kâğıtlar kitaplar doldurduğumuz ateşten yosma
Kalem battı gözümüze
Kör olduk
Kör yazdık
Maşayla tutulmalıydı oysa o avuç
Yakan yalanlar yüklenmiş...