Yanılsama
kirpiklerden fitilleri ateşlediler
düşlerimiz silindi
ateşlediler ve yandı gözkapaklarımız
yön onların kuzeyi
bize ait değil gözbebeklerimiz
bu bileklerimizde kelepçe kül kül güvercin tüyleri
kimin siyahı, kimin sanrısı dökülen omuzlarımıza
1984 yılından izleniyor şiirlerimiz
bak "aşk" ı bile reklam afişlerine taşıdılar
iri puntolarla
alacalı renklerle
tükeniyoruz
saçımızdan tırnağımıza şık, markalı sövgüler
sövgü ki
bir sokak çocuğunun yaradılışında en saf haliyle
bir öğrenci eyleminin tırnak işareti
bulutları bile etiketliyoruz
içimiz avlularında hasretlendiğimiz bulutları
ufak harf yanlışı ile Brazil'e sürgün edilebilir
eskicilerin tahta arabalarında taşıdığı ve
ekseriya birkaç mandal karşılığı değişilen öyküler
yanlış zamanlarda tanıdık avuç çizgilerimizi
artık annem süt damıtamaz ay ışığından
eğer etrafımıza ördüğümüz duvarlar
belirsizleşiyor, görmeden geçiyorsak
üzerine asılan, komedi ölüm ilanlarını
tuğlalar zihnimizle birleşiyor
harç duygumuzdan soyutsa
eğer
...
şimdi ben neye inanayım anne