Yankeskici Hüznü
özlediğimi söyleyemem. raconuma ters.
çıktım yola. güneş vurmuş tepelere
karışığım
ülkem gibi
özlediğimi söyleyemem
erkeğim ya
acılı tarafından kebab gibi
veya mumbar dolması tadında
iştahım yok
eziliyorum çelik havanda
ülkem suratını asıyor
iki saniyede
sonra yiğitleşiyor bayraklaşıyor
kırmızı beyaz ay beyaz yıldız
ama hüznüm körüklü otobüslerin lastik kokusunda
dağlardan bana dönüyor namlu
çocuğum en melek uykusunda
şiir yazmam yazınca ne yazdığımı da sorgulamam
perim öpemem gülemem raconuma ters
aşk duygusu bana yasak
ülkem sessiz
ben yaşarım. yaşayamam
bu racon konusu bayağı ciddi
büyüklerim keser
kan elekten geçer mi
süzme beni süzme torba yoğurdum
ülkemi ben doğurdum
memet amcam üzgün
parmağı kesik yankeskici
tütünü darbeli matkap
deldi mi ciğer delici
seni özlediğimi söyleyemem. valla raconuma ters
yine de anla yine de sev beni
yavru bir kedi bir köpek bir sığırcık gibi
namluların gölgesinde
ışığında göstermelik
yine de öp alnımdan
cici cici
çocuğum uykusunda
aklım fırtınaların kan savurduğu dağlarda
üzgünüm
diğer bir adımsa
kahredici ölümüm...