Yasemin Kokulu Kadın
Süt kokan parmak uçlarımda
Seni canından bezdirdiğim ateşli sabahlarımda tanıştık
Koynuna alışın
Dualarla yıkanmış,pamukların içine saklanışım
En rahat uykularım
Sen kısa pantolonumun cebinden düşürdüğüm bilyelerimi
Hayat boyu toplayıp sıkı sıkı cebime koyan
Yaradılışını hiç çözemediğim
Pinokyonun kırılan kollarında öğrendim canımın yanışını
Gözüm kapalı atlarsam düşeceğimi
Ve yine senden öğrendim
Sevdiklerim uğruna gözüm kapalı atlamam gerektiğini
Kırıldım(k)
Bir ergenin en nefret ettiği ve aslında en çok arzu ettiği şefkatlerde
Pamuk ellerinin dokunduğu yerlerimde
'geçti' dedin ve iyileşti sakat yanlarım
Gökkuşağının her rengine sevdalanan büyümelerim
Göçmen kuşların kanatlarına astığım aşklarımda
Her defasında kurtulmak istedim kolundan kanadından
Sonumu bir bir bilen endişeli bakışlarından
Oysa,
sarhoş sevdalarımın baygın zamanlarında
Peşimde 'bir lokma' diye yalvarırken sen
Ben ölüyorum diye haykırdım sana
Öldüm!
Ey ellerinin ayasına yaseminler bırakılmış
İnsan suretli pamuk kadın
Ben her seher vakti
Bir yasemin kokusunda ayıldım
Dirildim
Ve kimbilir ayıldığım yerlerine kaç yara bıraktım,kaç yara açtım
Yoruldum(k)
Gökyüzünün ışıltıları vurmuş dik alnına
Kaç teline bana ait olanlarımı sakladın
Mektup mektup biriken yıllarına kaç sevda sığdırdın
Kanattığım dizlerimi,kırmızı kurdale takılan önlüklerimi
Yemediğim yemekleri,attığım yüzükleri
Gözlerinden dökülen yıldızlarda gördüm
Gördüm saklayamadıklarını...
Sırf bana ait oldukları için mi
Onca zaman içindeki beyazlarda parlattın siyahlarımı
Artık kendim topluyorum dağılan bilyelerimi
Tam öğrettiğin gibi
Pamuk ellerini binlerce kere kanattıktan sonra
Sana bin kere 'öff ' dedikten sonra
Topladım işte
Hiçbir zaman ödeyemeyeceğim vefa borçlarımı
Boynumda asılı
Ordan okursun çocukuluğumu,deli oluşumu
Ve kadın(adam) oluşumu derken;
Karşımda kendinden emin gülümsedikce sen
Daha çok yolum yoluşunu...
**** **** ****
Anneme*