Yazdım Âhımı Mısralara
Geleyim mi! ...
Geleyim mi yar yanına
Dudaklarım çehrende kurudu
Sürme beni ayazına
İğde ağacında asılıyken
Bir bülbülün sedasında
Dualarım değdi hatıralarına
Sabrım düştü
Asırlar damladı gözyaşlarımla
Damlayan her an
Düşüp kanarken
Lâl oldum
Dayandım zamanın omuzuna
Islak kirpiklerin beni
Yağmurlarla kucaklayınca
Hazanla kurulandım
Eylül bakışlarında
Artık kim düşer
Kırışıksız alnıma
Kim değer isli hatıralarıma
Söyle!
Söyle ben mi susayım
Yoksa
Gül , bülbül mü olsun
Çöl ortasında ki
Serabın dudaklarında,
Sustum/ susturuldum
Kokladım seni
Bir koyu gece de
Avutuldum
Lacivertin içine attığım
İki çentikle
Soluksuz kaldım
İki dudak arasında ki
bir nefesle
Söyle!...
Söyle desen bile
Söyleyemem derdimi kimseye
Kalemim kırıldı / m
Yazdım ahımı
Gömdüm gizemi
Mısralarımın içine
Artık
Geleceksen bile
Sakın...
Sakın gelme
Soğuk mermerler anladı beni
Toprak koktu bedenimde
Küstüm... Küstürdün
Açmadan soldum
Kırmızı bir gelincikte