Yazımız Vardır
Nasihatım vardır,şer söyleyene
Yaralar saracak bezimiz vardır
Bağımızı boran kış eyleyene
Gönülde dört mevsim, yazımız vardır
Ben insansam, en şerefli varlığım
Çilelerdir çoğu zaman karlığım
Hakkı tanımamdan edep arlığım
"Elestü"de sadık sözümüz vardır
Hayır,şerde dosta şükür edamız
Bire varmak için,cümle vedamız
Çarka girip arşı tutar sedamız
Pervanece yanan,özümüz vardır
Pir Sultana meydi gözümün seli
Nice maşukanı, ben ettim deli
Bağlamada inler zülfümün teli
Semahlar döndüren sazımız vardır
Ferhat'ın oydugu kaya,taş benim
Kerbela'da yetmişiki baş benim
Hüseyin'in, gözündeki yaş benim
Böyle şer şerefli yazımız vardır
Yare erişmekse her işin sonu
Ben kendi özümde tanıdım onu
Derd çekmeyen bilmez bu başka konu
Çok yaraya şifa tuzumuz vardır
Bozok kızı, yan ki şikayet etme
Her dem enel hak de, ileri gitme
Leyla'ya hükmeden Mecnun zannetme
Yürekler yakacak közümüz vardır