Yıkılmadan Sallanırız !
İncecik bedenimin üstüne küçücük ayaklar bindi,
Yaşlanmış matemimin üzerindeki gençlik feri gitti,
Yaşayan bir ölü bitkisel hayatta girdi !
Derken işte herkese bir veda elveda ...
Berrak tenimin üzerine çöktü şimdi kırışıklıklar...
Katran rengi tırnaklarımla ilikledim son bayramlıklar,
Bembeyaz aynı bir çocuk gibi !
Dört tarafımda dört tahta...
Gidiyoruz hak yoluna veda elveda...
Sıcacık ellerimi bıraktım soğukluğuna...
Morarmış dudaklarımda tek bir çatlak !
İki baş parmagım bağlı, çenem düşmüş !
Laf yok konuşma der azrail !
Veda ve Elveda !
Baş ucumda bir söğüt ağaçı,
Korkmam ! Çatlatamaz güneş toprağımı !
Ahh o temmuz yağmurları... Kana kana iç toprağım...
Gelenim gidenim... Bir kaç kelebek bir kaç leylak...
Hani o gözyaşları döken üzülmüş gibi davranan kelaynak !
Miras boğazında haram dursun !
Öldüm...
Matemimde...
Çevremde...
Miras hırsızlarıyla...
Elveda...
Veda !