Yitiş
Herşey bir sesle başlar
Anlamazsın sıcakta solan başakları
Anlamazsın plastikten hayallerin
Yontulmasını sigara tutan ellerde
Anlamazsın bir iklim hızlıca
Ama hızlıca hüzünlerini serer sofrana
Bir anda düşer üzümün yeşili gözünden
Bir peynir terk eder beyazını
Gerçeklerini terk eder bütün öğünler
Boğazın vize ister acılarını öğütmeye
Tarifini bulamazsın
Harf harf dökülür sokaklar
Yavaş yavaş sızdırır pencerelerin kışı
Gözünü kanatırcasına yakar soğukluğu
Bütün seslerin rengi değişir
Tren düdükleri,karanfilin şarkısı
Köylülerin rakamsız deyimleri,söyleşiler
Bir anda sivrilir her şey göz bebeklerinde
Tersine döner boyut atlamalar
Yazım kuralları,virgülün gözyaşları
Tersine döner yaşamak
Bir nokta olursun
Ressamın umursamadan yerelleştirdiği bir portrede
Binlerce yıldızın arasında bir yıldız da nokta olursun
Öyle fark edilmez,öyle unutulursun ki
Bahçeler ararsın incir pembesiyle örülmüş
Kadın kokan bahçeler ararsın
Çığlıkların kaybolur onca şeyin arasında
Bir sinek konar gibi Everest'e
Kim olsa teğet geçer yalnızlığını
Kim görse sigara dumanın içinde kaybolan ceketini
Tutar cebine sıkıştırır hüzünleri
Bütün yaşlılar
Yüzyılları yıkayan elleriyle
Gidip en hüzünlü hüznü koyar cebine
Ciddiye biner işler
Kadınlar tanırsın sarılar içindedir onlar
Bacakları ayrı bir şehirdir
Göğüslerinden koparır atar bağımsızlığı kucağına
Sevişmekte eskir bir zaman sonra
Tren rayları,şeritler,ağaçlar,apartmanlar
Git gide uzak kalır masalarına
Kar hızlanır
Bir çığ alır götürür neyin varsa
Kırağı olursun bir goncanın anlaşılmaz hatları arasında
Yaşamak anlam bulmaz lügatlarda
Büyük camlardan bakılsa da
Açısı daralır balkonların
Kaybolup gider bir gri gibi
İskandinavya da bir park bulur sevinirsin
Küçük düzenler yeter artık sevinmeye
Bir çocuğun koparması mesela ailesinden bir gülü
Bir işçisinin maaşını alması
Dolu olması kahvelerin
Nereyi dönersen dön sana çıkmaz mutluluklar
Sesin kısılır mutsuzluktan
Bir demet papatya mesela
Düşer yakana bir şairin dizesinden
Kim diye sorgulamadan zamanın siyasilerini bile ararsın
Hiç sevilmeyen kosinüsler,tanjantlar
Rakamlardan başka bir şey değildir artık
Bir x'sindir sorularda üşenilen
Zamanı geçmiştir bilinmeyeni bulmanın
Atkıları sarkıtmanın yük vagonlarının arasından
Omuzlarını dikeltmenin
Susmanın bile zamanı geçmiş olur
Kolların algılar durumu,ruhun karşı gelir bu saltanata
Çocuk olursun
Bir banka oturur
Bir daha gelmeyecek yıl başlarına ağlarsın
Gördükçe kanar yalnızlığın
Çalkalanır bir gölet gibi anılar
Dirilmek bir filmdir artık
Seansları tükenen iki saat önce
Bilet bulamazsın onca herkesin arasından
Planlar yavaş yavaş düşer sepetlerden
Kırılır bir porselen gibi seraplı kavşaklarda
Ölmek istersin ölemezsin
Ölüm bile kaldıramaz bu yitişi