Yok Tanrıya Ağıt
(Bir gece doğdu şiir,öldü şair.....Kime ne ??? )
Yokluğumu hissetmemek için,
Bir sese ihtiyacım vardı.
Ama bilirsin(iz) ya, zaman d(ar)dı...
Uçurmak istedim gölgemi,
O buluta, o şehre,
Yalnızlığım bıçak kesiği,
Ninniler soğuk,
Uyku girmedi gözlerime,
Masallar kavruk...
Tuz yanığı bileklerimde uyuttum o mavi gözlü adamı,
Ruhuna hu üfledim,
Daha çok yaşasın diye,
Gözlerimi gözlerinden alamazken,
Trenler geçti, uçaklar,
Zaman hepsinden hızlı...
Yaşlandım, bin bir aşktan arta kalan gecede...
Sözüm var, dinleyenim yokken...
Ne kadar var olabilirdi ki zaman,
İç sorgulamalarımda suçlu,
Yandaşlarımca kahramandım oysa,
Yüreğim öksüz..
Süzüp toplarken nehirlerin tortusunu,
Yüzsüz.....
O şarkı
"geç bunları,anam babam geç bunları....
Bir kadehte,yaşarım ben yalnızlığı"
Derken,
Takılı kaldı kalbim,
O kendini bilmez plağın tınısına gizledim yokluğumu...
Şarkıların tınısında ben ve bir çocuk adı, Ezgi..
Fısıldarken kulağıma
K(a)dını,
Açılmayan telefonlarda gizliydi yalnızlığım...
Beş para etmezdi ya, satsaydım,
Kırsaydım zincirleri
Atlasaydım derin kuyulara,
Bağırsaydım....
Ne aksi gelirdi sesimin,
Ne de okşardı yanaklarımı rüzgar...
Güneşe söyleyin,
Dışarı çıkmayacağım,
Bilsin....
Gönlüm,
Sonbahar....
Som Bahar...
27-mart-2010-sinop