Yürek Hırsızı
Yazmış olduklarımı defalarca okurur değiştirirdim.
Oysa bunu değiştiremedim, değiştirmeyi istemedim.
Ben o satırları öyle sevmiştim.
Tıpkı sein vus'at yüreğini sevdiğim gibi.
Meğer başkasınınmış o yürek.
Bir yarin varmış, severmişsin onu pek.
Neden hiç söylemedin bu zamana kadar ?
Oysa bu yürek ne kadar sevmişti seni.
Gün be gün artmıştı umudunun zerreleri.
Dokunmak istemişti sana;
Hani dokunabilmişti de.
Ama neden izin verdin eeyy gönlü vus'at!
Bir kere dokundum ya sana, az da olsa nefesini tanıdım ya nasıl dönüp gideceğim ben?
Hele ki o nefese susar olduktan sonra, nasıl veda edebileceğim sana?
Nasıl kabulleneceğim o gönlünün her atış sebebinin ben olmadığımı?
Nasıl dindireceğim içimdeki bu inceden sızıyı?
Ezan okundu biraz evvel,
Yatsıydı.
Gözlerim doldu,
Acımın dillendiğini hissettim ezanla.
Sığamadım salona, vardım kalktım geldim odama.
Neden dokunmak istedin o kimsenin dokunmak isemediği yüreğe.
Aldın o yüreği benden, biz demedin,
Vermedin de bana geri.
Ey yürek hırsızı
Ne diye dokundun bu yalnız yüreğe
Görmedin mi sana sevdamı.
7 haziran 2011