Zamanın Beyni
Gün olur treni rayında huzurlu giderken
Ters çevrilir şemsiye ya işte öyle çıkar raydan
Koltuk altında ekmek değil bir yetmişlikle yürürsün sonra
Eve doğru giden yolda
Kafanda mezeler uçuşmaz, bir tek acı kalmıştır pakette
Sen istemeden altı patlarla uçurur beynini hayat zamanın
Geriye kalanların pek önemi yok
Nedir ki onlar; bir, iki anı öylesine, olmadı atırştırırsın rakının yanında
Ağlamakta yakışmaz, onca feda edilen yanında
Ki bir arkadaş arar, feda ettikleri çok
Parkta bir köşede sıkıştırır acıları, haraç keser
Gelmeyecek günlerin ardına küfürler söyler
Dilene yakışmayan, yabancı...
Kavun kokulu saçlarını ararsın rakı bittikten sonra, yolluk
Ucuz da değil, pahalısından yaşamıssın belli dünyayı
Yine de yalnız döner vücudun o yolları
Parmağındaki halka şarkı söylemez ki
Şarkının en hasını söylese söylese sevgilin söylerdi
Di diyorum, hayat di'yi çok sever
Geçti mi aşklar meyhaneden, eve kadar da eşlik eder.
Sakin sakin içiyorum nicedir
Ve sayıklamıyormuşum geceleri adını
Sabahlarım öyle söyledi
Babamdan gizli içtiğim sigaranın üzerime sinen sinsi kokusu gibi
Sinmişsin belleğime, kaç şişede çıkacak bilmiyorum
Baksan kandırmışım sabahları
aslında sarhoşluktan sayıklayamıyorum adını.