Zamansız Zamanların Çocukları
Çok uzak yollardan gelen yolcunun yorgunluğundadır bedenim,
İçimdeki kayıp zamanlardan damıtıp süzdüğüm.
İkrarıdır mısralarımda sana söylediğim,
Mısralarıma kerhen düştüğüm,
Benim yaban gülüm....
Bütün gök kubbedeki sevgilerimi yazacaktım sana,
Belki zaman yetmeyecek, çok geç, ahır ömrümün;
Dedim ki mısralarıma kısacık bir not düşeyim,
Kalemimdir şahidi içimdeki sevginin.
Ertelenen aşklarımız vardı kayıp zamanların çok derinlerinde,
Sevgiden,dostluktan,barıştan yanaydı sevdalarımız;
Zaman ayağımızın altından nasıl da kayıp gitti,
Sevgi ve aşk trenini kaçırdık şimdi.
Düşlerimizin peşine düşerdik kan revan içinde, yalınayak;
Kayıp zamanların düşleri duruyordu hayalimizde,
Her şey sevgi içindi şiarımız.
Eylüller'in karabasanı çöktü üzerimize,
Soktu hepimizi zaman tüneline,
Eylüller'in sarkaçında asıldık,prangalara vurulduk,
Kapanlara kıstırıldık yıllarca,
Giyotinlerde boynumuz vuruldu.
Hepimiz kırıldık,
Zamansız zamanların çocuklarıydık biz.
Zümrüt-ü Anka kuşlarını bekledik yıllarca,gelsinler diye;
Uçarak gelsinler bize çok yükseklerden,
Hayallerimizi alıp gitti kahpeler,
Ve şimdi biz yalnızız.
Yeniden düşler kurmalıyız çocuğum,
Yeni zamanların düşleri olmalı düşlerimizde ,
Aldırmamalıyız biz denizin kudurmuş dalgalarına,
Nice zamanlardır o dalgalar vurur kıyılara,
Yel kayadan ne alır ki,
Deniz'in esriliği vurursa yüzümüze.
Bak şu kıyıdaki yalçın kayalıklara....
Dalgalar elbet yorulacak bir gün,
Dalgakıranlar da kırılır,
Nice yıldır yalçın kayalar durur yerli yerinde...
Bir sabah seher vakti yine çıkacağız kayalıklara,
Venüs'ü arayacağız yeniden gökyüzünde,
Selam sana ey Deniz.
Ulaş'acağız denizin ötesine..
Mahir ellerimizle yeniden çentik atacağız gökyüzüne,
Eskisi gibi düşeceğiz Marduk'un peşine.
Ve yıldızlar gülecek son halimize.....
25/08/2011......Sakızlı Köyü-Trabzon