Zar Gibi
“İnsan bazı şeylerden kurtulamaz; Sadece onları beyaz bir örtünün altında taşımayı öğrenir, ta ki beyaz da solana kadar” tcpassenger
Beyaz olanın gölgesi ağır
Sözlerim yarım yanık
kış güneşi annem olur hülyalarda
Yalnızlık kundaklanmış kaput bezi
Her şey biraz ölü
kar gibi beyaza, tanık izi
Erimiş anıların
sezgisi ağır
Donmuş her bedenin
mor
mavi gülüşü
Ürperiyor
sağrıma düşen öpücüğün
Göğsüme değen elin
Gözüme işleyen o keskin bakış
Kadehin kenarında duran
Silik dudak izin
Aynada boy veren
köhne geçmişim
İki kafes arası
sessizliğin sevişkesi
ince bir kahır
İçimde nefes alan
Soluk benizli
bir aort yosması
Genzi yanık bir iniltide
Ve aksında zamanın;
Kuru bir meşale, nidası
Mum isinden resimler çizer
soluk gözlerime
Ellerim tutunuyor seçmişliğime
Yol üstü çizik, yön karışık
Çocuk yanım kırışık
Senden sonra
İhtiyar bedenlerim buruk
Bir kartopu kadar sarılmışız birbirimize
İçimizde bin kuvars
Dışımızda buruşuk o parmak izi
Buz tutan kimliğimizde
Sır, sır gibi kayıp
Atalete düştü tenim
Kılıç çürük, akıl serik
Ellerim kaldırıldı duvarlara
omuz hizası ayaklar açık
Düz ya da ters tüm kelepçeler benim.
Surlara hasret
kale dipleri
Gönül yıkıntısı
ömür prangası
kar gibi beyaz
kor gibi yanık avlu gölgesi
Zar belası
Kar beyazıyla yenik kağıt
Kağıda hasret karakalem
Kaleme ağır söz,
çizilemez
Kış değil mi bu mevsim?
Zar olmak mı beyaza neden?
Ben hâlâ o insanmışım gibi
düşüyorum tüm beyazlara
döne döne
Ama bu sefer annem...
Nar gibi.
Tcpassenger _ierdoğan
01.09.2026/Meydan Eryaman
Düşeyazayrum