Adam Olmak 1

Bir dönemin nam-ı diyar Ağa'sı bir zamanlar görücü usulü ile evlendiği eşinden ayrılmak için 5 trilyonluk rekor düzeyde bir tazminat ödeyerek namını yine duyurmuş ve ben buradayım yaşıyorum demişti. Aslen Diyarbakırlı olan Ağa eşi A. Hanım'dan ayrıldıktan sonra yaşça kendisinden küçük başka bir bayanla evlendi ve o bayana da aylık 10 bin tl tazminat ödemek zorunda kaldı. Bunları az-çok televizyon izleyen her Türk vatandaşı biliyor. Bilirsiniz bizim satılmış medyamız bu tür televole kokan haberleri hiç ama hiç kaçırmaz. Maksat reyting olsun... Şimdilerde televizyon ekranlarında Ağa'nın adı yine duyulur olmaya başladı. Şöyle bir internette gazete okuyayım diyorum ve ?flaş haber? olarak geçiyor. Gel de buna toplumsal tepkiyi verme. Kamuoyumuz zaten boynu bükük bir şekilde sürüp gidiyor. Kafasına vur ekmeğini al. Sabah işe git akşam gel televole izle... Gerisi hep aynı; uyutulmaya ve yutturulmaya çalışıyorlar. Bazı şeyleri görmemiz engelleniyor. Tıpkı sözüm ona Ergenekon davası gibi. Benim kızdığım nokta ise bundan katmer katmer daha farklı ahlaki bir düzeyde. Nedir bu ahlaki olay? Yetmiş bir yaşında olan Ağa şimdi yeniden evlenecekmiş hem de kendisinden elli dört yaş küçük olan bir bayanla... Yani on yedi yaşında küçük bir kız çocuğuyla. Bayan demeye dilim varmıyor ve hatta çocuk diyorum. Düşünün ben bu yaşta bunu diyorsam bu insan nasıl olurda bu kız çocuğu ile evlenir? Hani bizim örflerimiz adetlerimiz vardı hani nerde? Benim rahmetli dedem sağ olsa yetmiş bir yaşında olsa bu yaşta bir kız çocuğu ile evlenmeye kalksa kıyamet kopar. Hem de o biçim... Ki bizler geleneklerine hakim aynı zamanda modern yaşayan insanlarız. Demek ki neymiş; o kadar holdingi, okulu, şirketi, yatı-katı olan insanlar modern yaşıyorlar ama ayakta bile duramıyorlar. Peh... Buna ben bile gülerim. Gülüyorum ya...

Birde bu evliliğin şu botuna bakmak gerekiyor; Bu küçük kız çocuğunun annesi- babası evliliğe nasıl oldu da evet dediler. Ya maddi durumları çok kötüydü ya da... Düşünmek istemiyorum çünkü bu insanın on yedi yaşında ki müstakbel eşi olacak kız çocuğundan daha büyük ve yirmi bir yaşında olan bir oğlu olduğunu biliyorum. Kendi çocuğundan da küçük bir insanla evlilik ne derecede ahlakidir? Gazetelere göz atmaya devam ediyorum. Bildiğim-iz kadarı ile Ağa'nın bir çok malına TMSF el koydu. Şirketleri zor durumda. Ama evlilik planları yapıp balayılarına gitmeyi düşünüyor. Bu nasıl bir zihniyettir anlamış değilim. Anlamakta zorlandığım bir konudur. Ya ben akılsızım ya da bu insnalar çok akıllı. Kim bilir ki...

Yeni gelinin malum yaşı küçüktür evlenmek için ya aile büyüklerinin rızası alınır ya da basit bir mahkeme kararıyla yaşı büyültülür. Çevremde yaşını büyüttürenler var ya onlardan biliyorum. Bu iki olasılık da bu insanlar için basit bir iştir. Binlerce çalışanından birsine der ve iş biter. Her şeyin ilacının para olduğunu sanıyorlar. Ama bilmiyorlar ki ?adamlık? para ile değil insanlık ile ölçülür.

19 Temmuz 2009 2-3 dakika 5 denemesi var.
Yorumlar