Topluluktan yeni düşünce yazıları
...''Fakat bazı evler dışarıdan yuva, içeriden iki kişilik bir yalnızlıktır''...
Gönlümün müsait zaman diliminde bana yaşadığımı hissettirdin; hamdolsun. Konukluğun buraya kadar, kopukluğun bir sevdanın hatırı sayılır “hoşça kal”ı kadarmış...
İnsan belki de kendini kandırmadan yaşayamaz..
Egodan İde Serzeniş
Güzeli ve güzelliği görebilmek ne güzel.
Kalem Kağıt Silgi
İki kent, iki kıyı...
Düşünceyi görsel ve video eşliğinde keşfet
Eskiden aynı yatağa baş koyan iki insan, şimdi aynı evin içinde birbirinden kilometrelerce uzakta gibiydi. Bir yıldan uzun zamandır ayrı yatıyorlardı. Bunun ne zaman normalleştiğini ikisi de bilmiyordu. Belki ilk ayrı yatılan gece garip gelmişti. İkinci gece biraz daha az… Sonra insan, en acı şeylere bile alışıyordu.
Adam her sabah kalkıyor, hazırlanıyor ve işe gidiyordu. Akşam olduğunda yine aynı eve dönüyordu. Anahtarı kapıya sokuyor, içeri giriyor, ayakkabılarını çıkarıyordu. Ev düzenliydi. Sofra kuruluyordu. Yemek yapılıyordu. Çamaşırları yıkanıyor, eşyaları toplanıyor, hayatın görünürde yapılması gereken bütün işleri yapılıyordu.
İnsan, sevdiği şeyi korumaya çalışırken törpülediğini çok geç fark eder. Zannederiz ki yonttuğumuz her keskin kenar, o sevgiyi daha kusursuz kılacaktır. Oysa ruh törpülendikçe küçülür, sevgi eksilir.
Biz hayatımıza aldığımız insanın sadece varlığını değil, bizim dışımızdaki varoluş biçimini de kısıtlamaya bayılırız. Onun rüzgârını keser, kendi penceremizden esen havayı ona nefes diye sunarız. Gitmek isteyen bir adımı durdurmak için gövdemizi siper eder, kırılan bir hevesi kendi doğrularımızla yapıştırmaya çalışırız. Adına da tutku deriz.
Bölüm 1
Yaşım altmış.
Sevgili kendim,
Bu mektubu sana başkalarını suçlamak için değil, yıllardır içimde biriktirdiğim ve çoğu zaman söylemeye cesaret edemediğim şeyleri artık kendime itiraf edebilmek için yazıyorum. Çünkü insanın hayatındaki bütün kırılmaların sorumlusu başkaları değildir. Bazen bizi yaralayan insanlardır, bazen onların söyledikleri, yaptıkları, verdikleri ve tutmadıkları sözlerdir; fakat bazen de o insanların hayatımıza girmesine, kalmasına, bizi incitmesine ve hatta aynı yarayı tekrar tekrar açmasına izin veren biziz. Ben bunu geç öğrendim. Çok geç.
Bazı sorular vardır; insanın aklına bir kez gelir ve gider. Bazıları ise yıllarca peşini bırakmaz.
Benim de yıllardır peşimden gelen bir soru var.
Gelmek yada gelmemek bütün mesele bu gelirsin ama görmek için göz ucunu seçersin bu saçıntı ormanında beyhude kafan karışır ruhun gerilir bir mintan gibi yırtılırsın...
Dur buna yırtılma demeyelimde parelenme olsun hani yürek yangını gibi hani yalıçapkını..
Yeni bir deneme paylaş; bakış açını edebiyat topluluğuyla buluştur.
Deneme, yazarın bir konuya kişisel, özgür ve araştırıcı bir bakışla yaklaştığı edebî türdür. Edebiyatla'da farklı düşünce dünyalarından denemeleri keşfedebilirsin.
Edebiyat, sanat, toplum, yaşam ve kültür üzerine yayımlanan denemeler güncel akışlar ve kategorilerle düzenlenir.
Kendi düşüncelerini deneme biçiminde paylaşabilir, takip ettiğin yazarların yeni yazılarını okuyabilir ve yeni bakış açılarıyla karşılaşabilirsin.