Akçay - 3

'.Gözlüklerini çıkarır mısın gözlerini görmek istiyorum..' sabah kahvaltısı yapmak istemiyordum yüzmek denizle olan savaşımda kilolarımı gün gün vermek istiyordum.Çok şaşırdım büyük oğlum bir dava nedeniyle meğer Edremit'e gelmiş bana sürpriz oldu birden karşıma çıktılar.Sabahtan beri denizdeydim bir ara çıkmış dinleniyordum güneş gözlüğümü takmış uzanmıştım Tanıdık bir ses ile tuhaf oldum ?..evladım senin evin yok mu ? bu erken saatte ne işin var buralarda.. ' sevindim şaşırdım mutlu oldum dakika bir gol bir misali sesin sahibi kendisine sürekli eve geç geldiği için azarladığım büyük oğlumdu beni taklit ediyor.Güneş gözlüklerimle ilk defa beni gören eşim yıllar sonra ilk defa günün final cümlesini söylüyordu hep birlikte gülüştük gözlüklerimi çıkarırken '..tatile gelmişsin ama dinlenmiş ve genç ve dinç gelmişsin ..' tekrar gülüştük mü yoksa şaşırmış mıydım ya da mutlu mu olmuştum donmuşum işte eşimin yıllardır çok az konuşması bendeki hayretin sebebiydi .Oğlum ve gelinimin mutlu bakışlarından iyi güzel bir başlangıç olduğunu söylemeliyim .Sahil yavaş yavaş dolmaya başladı saat 10.20 tekrar bugünün sabahına dönersek 10 saate yakın yorucu bir yolculuk sonrasında nihayet Akçay...saat 06.30 garajdan yürüyerek 10 dk.sonra sahildeyim .Çok az insan var bu saatte ve sahil sakin bütün deniz bana ait her şey yolunda değişen bir şey yok bıraktığım gibi Akçay .Saat 09.00 denizden çıkmak bilmiyorum çoğu insan bu saatte soğuk zanneder değil mi ? hayır ılık hatta sıcak gibi bile denilebilir . Kaz dağları bütün görkemiyle denize açıldıkça sizi büyülüyor ve bu dağların buraya kazandırdığı hava su ve iklim güzelliği tartışılmaz .Akşam saatlerinde başladığım seyehat sağ salim beni bu güzel beldeye ulaştırdığında uyku hali ve uykusuzluk arası gittim geldim bütün bir arzum denize kavuşmaktı bir martı gibi günlerdir kanat çırpıp duruyordum.Tatil günleri olur olmaz her sürprize insanı yaşatır nasıl neden niçin olduğu belli olmayan ışık hızlı değişimler yaşar insan.Akşam bilet için Ankara da aşti otogarında endişeliydim bilet bulamayacak buralarda kalacağım diye korktum .Bilet bulmak için çok dolaşmadım şansım mıdır nedir ilk başvurduğum acentadan hemen bir tane kalmış üstelik önden 4 no.lu koltuk 09.30 da başlayan yolculuğum yanımdaki sıkıcı yolcu yüzünden bitmek bilmedi fakat benim için güzeldi önümüzde mini televizyon ekranı hem günlük kanalları seyre daldım hem istemediğim kadar film yüklü kanallardan film seyrettim.Gece yolculuğunu nedense sevdim bu kez susurlukta ayran ve tost yemeyi çok istedim ama aşırı kalabalıktan tahammülsüz olduğum için vazgeçtim .
Akçay günlerim başladı böylece bu erken saatte koşup geldim sahilde denize attım kendimi bir yandan denizi ve uzaktaki kaz dağlarını kucaklıyor bir yandan balıkçı motorlarını takip ediyorum .Balıkçılar denize açılıyor martılar balıkçıları tanıyor peşine takılıp gittiler sadece biri kaldı iskelede o da başımın üstünde döndü durdu .Hatta öyle ki açıldığım noktaya kadar yakın uçtu derdi nedir anlamadım yabancı biri olduğumu anlamış olmalı. .Ah işte hayat bu diye çığlık atıyorum.Bir yandan sevinç konuşmaları geçiriyorum içinden bir yandan martıların hareketlerini seyre koyuluyorum bir telaş panik hali Az önce az sayıda martı vardı sayısı tekrar kalabalıklaşması dikkatimi çekti.Açık denizden dönen balıkçı motorların başında müşteri insanlar doluşmuştu denizde yüzen yüzmeyen sahilde olanlar neredeyse ilk sırayı almak için koşuşturdular .Canım birden balık istedi .Kısa bir araştırma ile akşam serinliğinde burada iskelede kömürde balık yapılıyormuş ..neden olmasın dedim .Defalarca kulaç attım ilk gün ve sabahın erken saatleri için bu kadar yeterliydi çıkıp biraz dinleneyim tekrar demiştim.Deniz tuzu burada çok keskin gözlerim yanıyor ama dikkate almadım tuzlu bedenimi kumlu taşlı sahile sererken mavi gökyüzünün mavi denizle olan uyumuna ve yeşil kaz dağlarının görkemli sıralı duruş dostluğu arasında olduğuma mutluluk duyuyor inşallah kalacağım günler birbirinden güzel geçer diyordum .İşte bu esnada ailem canlarım uğramış bana sürpriz yapmışlardı
İstanbul'dan ayrılalı bir hafta oldu eğer burada martıları görmemiş olsaydım eğer balıkçı sandallarını ve yeşil dağları bayırları görmemiş olsaydım çok ama çok özleyecektim .Sabah kahvaltısı için beni oturmaya mecbur ettiklerinde usulen oturmuştum aile olarak hepimiz bir arada olmasak da bu beklenmedik sürprizle mutlu olmayı sürdürdük.Öğleden sonra ben bir başıma tekrar buraya geliyordum ve denize girmeye devam akşam ezanlarına kadar.Martılar bir çoğalıyor bir dağılıyorlar balıkçıların biri gidiyor biri geliyor bugün Pazar ve Akçay en kalabalık günlerini yaşıyor.Denizle mavi tuzlu su ile gayet güzel geçinirken arada bir çıkan rüzgar ve motorların oluşturduğu dalgalar ile boğuşurken aklıma getirdiğim '..gözlüklerini çıkar gözlerini göreyim..' sözüyle eşimin yıllar sonra konuşmaya başlaması hem de en güzel bir cümle ile .Ah ne sıcak ne güzel ne beklenmedik bir an dı biliyorum tekrarı hiç olmayacak ama ben gün boyu tebessüm ettim durdum .

24.07.2011

27 Temmuz 2011 5-6 dakika 164 denemesi var.
Yorumlar