Arayan İnsan
Arayan insanın bir hedefi var demektir. Öyle aylak aylak gezip de boş yapmıyor demektir. Zaten arayan insanın halinden, çalışkanlığı, azmi, hırsı, çabası anlaşılır. Bulamasa bile o yine arar. Hep bir arayış, yeni yeni değişikliklere yol açar. Farklı farklı yöntemler buldurur.
Peki ne arar insan ? Yanlış yolda olduğunu öğrenince doğru yolu arar. Çirkinliklerin içinde güzeli arar. Yürüdüğü bu uzun yollarda kısa yolu arar. Dertlerin içine düştüğünde dermanı arar. Hastalandığında şifayı. Sanki zamanın büyük çoğunluğu hep aramakla geçiyor.
Peki daha ne arar insan ? Bir bankın üzerine oturmuş, denize doğru uzun uzun bakarken geçmiş yıllarını arar. Geri dönmeyen çocukluğunu arar. O eski mutlu günlerini arar.
İşsiz kaldığı zamanlar olmuştur insanın. O zaman kendine uygun iş arar, bulur. Bir ömür boyunca beraber hayatını devam ettiren bir eş arar insan, onu da bulur.
Aklıma bir şey geldi şimdi. Ama bu arayan insanların içinde olmamalıyız kesinlikle. Ne mi ? Mesela birisiyle fazla münakaşa yapmamak istiyorsunuz. Ama o inadına sizinle tartışmaya devam ediyor. Adeta sizi kavgaya davet ediyor. Bu gibi insanlar da belalarını arıyor. Öfkene mani olsan ne iyi. Ama olamazsan o kötü. Durup dururken bir tedirginlik, bir anlaşmazlık, bir musibet kendi kendini aratır hale gelir. Biz en iyisi böyle şeyler aramamalıyız. Vesselam...