Bana Renklerden Bahset

Bana renklerden bahset.
Hani gecenin karanlığında zifire çalan yeşilden başla !

Uzun zamandır sokak lambaları yanmıyor.Zaten kuş uçmaz kervan geçmez bir yer burası.
Akşam erken çöküyor.Kendimi öyle ıssıza salıyorum , ben bile kayboluyorum bu aralar.
Parmağımda bağlı kurdele ;unutulmaması gereken ilaçlarla nişanlı .
Geçinip gidiyoruz hayatla.

Dün karabaş yavrulamış,siyah beyaz hepsi.Bir arakadşlık oldu banada. Merhem gibi , iyi geldi yalnızlığıma.

Bahçedeki kiraz epey büyüdü , gölgelendi avlu boydan , boya bir görsen!.

Durduğun yer nasıl ? Yeşilin kaç tonu var orada ? zifiri yeşili gördün mü hiç karanlıklarda ?

Bana renklerden bahset.
Hani kızıl şafakta kan rengi kırmızıdan başla !

Şu aynaya her baktığımda , gözümün akını kaplayan renkten bahset.
Saçlarına yakışan kızıl goncadan.
Uzatıp elimi bir demet gül ile "Seni seviyorum" deseydim keske her gün.
Diyemedim.
Diyemediğim her söz, pişmanlık gibi büyürken içimde ; sana güller dikiyorum şimdi
Kan kırmızı bir görsen!

Bana renklerden bahset.
Hani dağlarda el değmemiş göz kamaştıran beyazdan başla !.

Sonsuzluğa giderken giydiğin renkten olsun.Toprak altında beyaz nasıl duruyor ?
Benden gideli üç yıl olmuş. Koca bir üç sene ;tam bindoksanbeş gün eder. Bindoksenbeş gündür soluk bütün renkler.
Bu soluk renkler adamı kahreder.

Seninle kavgasız gürültüsüz bir hayat sürmüştük. Hala sürüyoruz sen orda sessiz , ben burda kimsesiz. Her gün geliyorum baş ucuna. İyi ki dinlemdim kimseyi de bahçeye gömdürdüm seni. Yoksa her gün nasıl gelirdim , nasıl dertleşirdim. Yaşlılık senden sonra daha da azdı. Öldürüyor şu romatizmalar. Sabahları senin sesinle uyanamadığım üç yıl.
(Haydi kalk bey !.) diyen olmadı.
Önceleri bir kaç komşu uğrardı günde bir. Şimdi onlarda kestiler ayağı. Deli diyorlarya kız şimdi bana ; senin mezarının başında sürekli konuşuyor,şarkı söylüyormuşum diye.
Hani haksızda değiller.
Ben her gün çöker başına sohbet ederim , bir vakit seninle ; kendi kendime. Üzerindeki renk , renk çiçekleri severim. Çay demlerim , bir bardak kendime ,diğerini sana döküp ; toprağına yudumlatırım. Sen çok severdin diye.
Sonra benim kar beyazım!
Dilimden bir türkü yükselir

- Akşam oldu yine sunam uyanmaz. Hasret çeken gönül derde dayanmaz. Çağırırım sunam sesim duyulmaz. Uyan sunam uyan derin uykudan

İşte böyle geçiyor günler. Sonra benim bu halimi görenler de deli diyor. Haklılar değilmi?

Giden gidiyor Suna ! giden giyor. Kalana soluk renkli,bir dünya kalıyor. Tatsız tussuz, bir yanı hep kötürüm, iki kişilik sevda , tek kişilik acı düşüyor her gece yastığa.

En çok da sabahları zor geliyor. Elli yıl boyunca duyduğun ses yok oluyor.
-Haydi kalk bey !
-Haydi kalk
Sonra gidiyorum başucuna
-Kalktım
İşte geldim Suna'm
-Haydi ne olur bir kezde sen uyansana !



(erken kaybolmuş bütün büyük aşklara sevgilerimle )

05 Ekim 2016 2-3 dakika 10 denemesi var.
Yorumlar