Bir Deniz Köpüğü Kadar Sade Olamadık

Bir Deniz Köpüğü Kadar Sade Olamadık

Sessizdi hani sakin ve olağan üstü bir güzelliği vardı. Hani hep tadında bırakmayı bilirdik. Ramazanlar heyecanla beklenirdi. Pidenin o muazzam kokusunu içimize çekmek için iftara kadar beklemenin iman gücünün yüksek hazzını yaşardık. Huzur vardı. Amaç dini bütünlüğümüzü kimseye kanıtlamak değil içimizde yaşamaktı.


Ramazandan bir gün önce annemiz hazırlıklar yapardı. Sahura ayrı iftara ayrı ... Komşulara bile giderdi yapılanlar. Ramazan paylaşma ayıydı. Ramazan da bereket çoğalır. Bol bol paylaşılırdı. Yardım paketleri hazır bulundurulurdu. Çoluk çocuk neşe içinde beklerdik.

Top patlaması ile gelen ezan sesi kadar huzur yoktu. Sokaklar sessizleşir. Çatal kaşık seslerine karışırdı. Dua ile açılan o bir yudum su dünya üzerindeki hiç bir tada benzemezdi. Hem ruh temizlenir. Hem beden derdi sevgili büyüklerimiz.


Yemekler yenir yenmez hazırlıklar yapılır abdest alınır koşarcasına camiye gidilirdi. Teravih namazı kılmak tuttuğumuz orucun sanki bir bütünüydü. Her anını hatırlıyorum. Bahçelievler camindeki birbirini tanımadan yan yana oturan insanlığın sıcaklığını hatırlıyorum.


Şimdiki günlerde eser yok eskiden günümüze kalan. O güzelim insanlar , örfümüz adetimiz hepsi gitti. Artık komşumuz aç mı tok mu onu bile bilemiyoruz. İftar davetleri bile yok. Paylaşmayı bilmiyoruz. Paylaşımcı olamıyoruz. Ekonomik kriz diye bir canavar var. Bir kuru ekmek ve soğan diyerek zamanında soframızı paylaştıklarımız el olup gitmişler. Dost olmuş düşman , düşman olmuş dost... İyi insanlar nerede demekten tükenmişiz belki de , belki de yitip gitmişiz. Tadında bırakmalı demiş belki de o çınar ağaçlarımız , eskilerimiz ve ananelerimiz.

Onlar gitmiş biz öksüz kalmışız. Eğitim ve öğretim verirken şimdiki kuşaklara masal anlatır olmuşuz. Gülmüş geçmişler belli ki , belli ki onlar kendilerini büyük adam oldu sanmış. Biz onların deyimiyle sınıfta kalmışız.


Nereye gittiği belli olmayan bu düzende örf , adet, ananelerimizi unutmuşuz. Doğru söylemek ayıplanır olmuş. Doğru söylemek yerine pembe yalanlar ; doğru şaka denilip üstü örtülmüş. Doğruları söylemişsin yalancı olmuşsun , iftiracı olmuşsun. Sessiz kalmak doğruluğun yarısı denilmiş.

Hakkını aramışsın hakkını söylemişsin . Sus denilmiş. İyiliğin yerine hep ezilmişsin. Her yaptığın yardım ve destek de bir teşekkürü bile hak edememişsin.


DÜŞTÜĞÜN ZAMAN KALDIRILMAMIŞSIN


Düştüğün zaman kaldırılmak yerine bir tekme de ben nasıl vururum yarışına girilmiş. Düşenin eli tutulması yerine itilmiş. Sırtını verdiğin insanlar düştüğün zaman bir hançerde onlar oluvermiş.
Ramazan geldi . Hoş geldi. Yüreğimden geçen eski varlıklarını hatırladığım. Bugün dünyada olmayan insanlara duam ; Kabriniz nur mekanınız cennet olsun. Ben sizden razıyım rabbimde razı olsun.

2.04.2022 /Yalova

03 Nisan 2022 2-3 dakika 8 denemesi var.
Beğenenler (6)
Yorumlar (6)
  • Âmin.🤲 İnşallah. Anlamlı bir yazı olmuş. Tebrik ederim.

    HAYIRLI Ramazanlar Ebru Hanım

  • 2 yıl önce

    İçimizdeki sevgi kurtaracak bizi...Güne düşen değerli yazı ve yazarını kutlarım. Sağlıcakla kalın.

  • 2 yıl önce

    Geçmişe ne çok özlem duyar olduk değil mi anlamlı ve güzel bir paylaşımdı teşekkürler Ebru hanım