Canım Çok Yanıyor
Canım çok yanıyor.Bunu süsleyerek anlatacak hâlim yok.İyiyim demek istemiyorum, güçlü görünmek istemiyorum, toparlanmış gibi davranmak istemiyorum. Çünkü insanın içi yanarken, kelimeler de yanıyor. Ve ben bugün, kelimelerimi kurtarmaya çalışmıyorum.
Bazı acılar vardır, sebebini herkes bilir ama ağırlığını kimse taşımaz. Benimki öyle. Görünen bir çöküş değil bu; sessiz, derin ve uzun süredir devam eden bir yıkım. İçten içe ilerliyor, insanı dışarıdan ayakta sanıyorlar ama içerde her şey devrilmiş oluyor.
En çok da şu yakıyor:
Elinden geleni yaptığını bilmek.
Daha fazlası yoktu, daha iyisi de.
Buna rağmen yetmemiş olmak.
İnsan bazen kaybettiği şey için değil, boşa giden emeği için yanıyor.
Canım çok yanıyor çünkü hesap soracak bir yer yok.Ne bağırabileceğim bir adres var ne de anlatınca hafifleyecek bir yük. Herkes kendi hayatına dönmüşken, benim içimde aynı sahne defalarca oynuyor. Biten şey bitmiş gibi duruyor ama etkisi hâlâ sürüyor. Ve bazı şeyler bittiğinde insan rahatlamıyor; aksine, orası açık kalıyor.
Güçlü olmak diye bir dayatma var ya…O en çok can yakan tarafı.Kimse güçlü olmayı seçmez. İnsan mecbur kalınca dayanır. Ben de dayanıyorum. Ama bu, canımın yanmadığı anlamına gelmiyor. Sadece artık kimseye anlatacak hâlim kalmadı.
İçimde öfke var evet.Ama bağıran cinsten değil.Daha çok, susarak insanın içini kemiren bir öfke.“Bunu hak etmedim” cümlesinin her gün yeniden kurulması gibi.Ve cevapsız kalması.Canım çok yanıyor çünkü bazı yaralar zamanla kapanmıyor.Üzerine yeni şeyler geliyor sadece.İnsan devam ediyor, evet…Ama içinde eksilen yerler büyüyerek kalıyor.
Bazen aynaya bakıyorum ve kendimi tanıyamıyorum.Çünkü bu hâl, hayal ettiğim ben değil.Ama yine de buradayım.
Dağılmaktan değil, dağılmış hâlde yaşamaktan yorulmuş bir hâl bu.
Canım çok yanıyor.
Ve bunu inkâr etmiyorum artık.
İnsan kabul edince geçmiyor belki,
Ama en azından kendine yalan söylemeyi bırakıyor.
