Duygular Geçidi

...güz ağaçları gibi solgun yüzüne bakmak istemiyordu ,kendi kendini yiyordu , içi içine sığamıyor sanki , bu kadar insan yaşıyor, anlayışsızlıkların normal ve tabi zannedilmesi çileden çıkarıyordu , sorumsuz ve kontrolsüz duyarsız kalabalıklardan kurtulmak istercesine sahilde yürümek..yürümek istiyordu,deniz havası kadar başka hiç bir şey iyi gelmiyordu,ince yalnızlığını doya doya sahillerde yaşamak istiyordu ,bir araya geldikleri o veda gününde "bana sen iyi geliyorsun .." demişti ,bunu duymak bile yetiyordu küçük bir umuda razıyım diye düşünmeden edemedi, ikindi yağmurları düşüyor ,yalnızım ,seninle olduğumuz yerlerde geziniyorum,gözlerini düşünüyorum , su damlası gibi bakan gözlerini , nasıl da huzur buluyor ruhum ve bedenim ,fakat yoksun şimdi kokladığım her çiçek ateşten bir çiçek, her şarkı koyu bir özlem ,bir bilsen bana yine hasret yine hıçkırıklar kaldı ve durmadan çarpan bir yürek.....
.......insan kalabalığında sen ve ben beyaz bir güvercin gibi farklıydık,bu ses cümbüşünde ayak seslerimiz kimseyi ürkütmüyor , bu kalabalık şehirde birbirimizi bulmamız ne müthiş doğru bir güzellik ve nasıl oluyor da aynı tepkileri veriyor kalplerimiz,meydanların içinden geçiyoruz güvercinler konup havalanıyor bizimle,birbirimize mutluluklar veren şehrin kalbine indik,susuzluğuna koşan çeşmeyi kıskandım, eşarbının renkleri kadar güzel yerlerde konuştuklarımızı çalan kuşları fark ettik,ve istanbul'da sen,her nereye dokunduysan orada yanındaydım, seninle başka ,sensiz başka duygularla çarpışıyorum şimdi ,oyalanmak için dinlediğim masallardan geçtim, kendimi aramaya çıktığım yürüyüşlerde uzadıkça yankılandı yollar , ben öldüm ölmedi yollar ,nice kalpleri deşti, nice acıları dindirdi buluşturdu yollar,kaç aşkı birden kimleri mahsur etti kimleri kaybetti ,hangi rüyalar gerçekleşti hangi sılayı buluşturdu yollar , bir yandan yürüyorum bir yandan söyleniyorum, bütün karanlığı yutmuş uykulu yerlerden geçiyorum , geceyi durdurmuş yolların üzerinden geçiyorum....ertesi günler ve daha sonraki günler oldu ,İskeleye yaklaştı beklediğim vapur birazdan binip gideceğim seni hiç unutmaya niyetim olmadan birazdan martılarla göz göze geleceğim ,hangi martının gözleri senin gibi güzel bakıyor göreceğim ...............yokluğa karışan maziyi arıyorum başka çıkar yol bulamadım,oysa köstekli bir saatin akrep-yelkovan dostluğu gibi,iki çiçek...sen ve ben sadece ve yalnız başka hiç bir çiçek açmayacak sen ve ben tüm çiçekleri temsil edecek bir hikayemiz vardı ,kalbim sarsıla sarsıla sana doğru koşacaktı, fakat yaklaştıkça nasıl uzaklaştığını gördükçe bu güzel hikayemizi çözemiyorum, bu yüzden hatıralarıma koşuyorum , kendimi içine çekilen bir cenin misali sessizce zamanın sürprizlerine teslim ediyorum,günümüz insan ve toplum ilişkileri karanlık ve entrika ağırlıklı oluşları da mutsuz ruhumu derinleştiriyor,sözleri kan ,teknolojileri savaş tamtamları olan bu yeni dünya düzeni insanların , canavarlığa dönüşen bakışları yüzünden de soğudum dünyadan,demek ki eğitilememiş daha insan olamamış anlayışların hükmettiği bir dünya barış ve adalet dağıtamaz o halde bütün mesele kalbin terbiyesidir diyorum,.kalpler güzel olursa insan da güzel olur yer yüzü de...


MUSTAFA KAYA
2015/çengelköy

01 Mayıs 2015 3-4 dakika 139 denemesi var.
Yorumlar