Formoz / Fark Ediş

Çok da yıpranmamış bir kitabı okurken, altı çizili herhangi bir satırında boğulmamışken, hikayesi pek de iyi değilken, aklıma takılmıştı. Bir süredir de aklımda, netleştiremediğimdendir.

Bu huyumu biliyorum, beni kemiren bu huy. Bedenimden atıp gidemediğim pis huy. Ondan bahsetmiyorum; o değil şimdinin konusu.

Hikayesi kötü bir kitabın sokaklarında yorulurken, aklıma gelmişti. Hani bir gece vardı, sahildeydi; bir gece vardı. Sever gibi yaptığından bahsetmiyorum, onu geçtik epey önce.

Hayır. Bir kuş sürüsünün muğlaklığından bahsetmiyorum. Evet, belki de bahse konu olacak; fakat ana fikir de sanma.

Hani bir gece vardı. Sahildeydi. Ansızın belirdi, beyaz pembe bir düzine. Aptalca bir gülümseme, gerisin geriye kalan bir endişe. Nereye kaçıyorlar böyle? Biraz sonra arda kalan sadece merak. Neydi o düzinenin adı? Belki de onlarca seçenek.

Sonrası fark ediş.

Şimdi başka yerdeyim. Bir tarafı aynaya boğulmuş, bir tarafında boylu boyunca bir bahçe; açık pencerenin getirdiği cıvıltılı bahçe. Bir tarafı gölgelendiriyor kasvetini, bir tarafında çığlıklar çağırıyor beni. Sonra gün batıyor doğal olarak; kasvetin gülümsüyor, cıvıltılar azalıyor. Koridordan gelen rüzgar çarpıyor pencereyi, aynalar boğuyor beni, kuşlar izliyor.

Şimdi, şimdiyi yaşarken, aslında yine de boğuluyorken, cıvıltılara koşup kurtulmak da mümkündü.

Gidersen yarım kalır çizgisindeyim; sırıksız cambaz ürkekliğinde.

Gelgelelim, bir gece vardı. Ansızın belirdi; aptalca gülümseme, ardı kalan endişe. Hatırladım… Bir şeyler döküldü dillerinden, bilmediğim şeyler değildi. İlk kez duyuyor oluşum yaraladı kalp ritmimi.

Hani bir gece vardı. Sahildeydi. Ansızın belirdi, beyaz pembe bir düzine.

Sahi, neydi o düzinenin adı?

dramatik kompozisyon ana metin

Formoz

20 Mayıs 2026 1-2 dakika 7 denemesi var.
Yorumlar