Garip Gariban

Yalnızlığın kayboluşa yüz tutmuş eşiğinde kabullenmişken değeri kadar yaşayamamışken hayatı, kayın ağaçları ile dolu bir bahçede bembeyaz kabuklarını soyarken ne kadar mutlu olduğu geldi aklına çocuğun.

Ne garipti bu çocukluk, gerçeklikten epeyce uzak, her tecrübeyi mutluluk kaynağına evrilten sahte bir döngüydü sanki hayatta.

Kendine kızmaları, hatta nefret edercesine, iğrenircesine, en büyük cezayı vermek isteyerek cezalandırmak istercesine duygularla doluyken kalbi, kendinden soğutan kontrolsüzlüğünü bir daha yapacak olmanın çaresiz ızdırabı vardı zihninde, bir de korkak, çaresiz, savunmasız, nazik bir rica ile gelen yapma demeler kulağında kanayan...

Ya vazgeçerse o çocuk sevmekten, umut etmekten, sarılmaktan ne yapardı bu sefer...

Rabbine sığınan dualarla çare ararken, kendini umursamadan sonlandırmak yalvarışları ne mucize şeydir ruha ilk nefesle işleyen...

02 Mayıs 2026 30-60sn 18 denemesi var.
Yorumlar