Geçip Giden Ömrün Tam Ortasındayım

Geçip Giden Ömrün Tam Ortasındayım

Geçip giden ömrün tam ortasındayım…

Ne başındayım hayatın ne de sonundayım. Tam ortasında, en çok şeyin fark edildiği, en çok şeyin içe çöktüğü o yerdeyim. Geriye baktığımda bir ömür var sanki; yaşanmışlıkların, kırgınlıkların, yarım kalmış sevinçlerin, içimde ukde olmuş cümlelerin biriktiği uzun bir yol… Ama ileriye baktığımda da belirsiz bir yol uzanıyor; ne kadar kalmış, ne getirecek, ne götürecek bilmiyorum.

Bir zamanlar her şeyin başındaydım. 

Hayat sonsuz gibi geliyordu. Her şey için vaktim var sanıyordum. Kırılınca düzelir, gidince döner, susunca anlaşılır zannediyordum. Ama zaman öyle bir öğretti ki bana… Gidenin dönmediğini, kırılanın iz bıraktığını, suskunlukların çoğu zaman anlaşılmadığını anladım. Ve en çok da, insanın en çok kendi içinde yorulduğunu…

Şimdi tam ortadayım işte. 

Ne o eski saf halim kaldı ne de her şeyi bırakıp gidecek kadar cesaretim var. İçimde hem kalmak isteyen bir yan var hem de kaçmak isteyen. Bir yanım hâlâ umutla tutunuyor hayata, diğer yanım yorgun, çok yorgun… Sanki her geçen gün biraz daha eksiliyorum. Ama kimse görmüyor. Çünkü insan en çok içinden eksiliyor.

Bazı insanlar geçti hayatımdan. 

İz bırakarak… Bazıları yara oldu, bazıları ders. Ama hiçbiri eskisi gibi yapmadı beni. Çünkü insan, yaşadıklarıyla değişiyor. Eskiden affetmek kolaydı mesela. Şimdi içimde bir şeyler susuyor sadece. Eskiden anlatırdım, şimdi içime atıyorum. Eskiden çok gülerdim, şimdi gülüyorum ama eksik…

Geçip giden yılların ardından şunu öğrendim: 

Herkes kalmıyor. Her şey de. Ne duygular olduğu gibi kalıyor ne de insanlar. Ama insanın içinde bir şey var… O hep aynı kalıyor. Belki de en çok o yoruluyor. Her şeye rağmen iyi kalmaya çalışan, kırıldığı yerden bile sevmeye devam eden o yan…

Şimdi tam ortasındayım ömrün…

Ne geriye dönebilirim ne de ileriye koşacak gücüm var. Sadece yürüyorum. Bazen ağır, bazen tökezleyerek… Ama yine de durmadan. Çünkü hayat beklemiyor. Kimse kimse için durmuyor. Ve insan, ne yaşarsa yaşasın devam etmek zorunda kalıyor.

Belki de mesele bu…

Eksik hissettiğin hâlinle de devam edebilmek. İçin paramparçayken bile ayakta durabilmek. Kimse görmese de, kimse anlamasa da kendi kendine yetebilmek. Çünkü bir noktadan sonra insan şunu anlıyor: En çok kendine kalıyorsun.

Ve ben şimdi, tam da o yerdeyim…

Kendime kaldığım, kendimle yüzleştiğim, kendimi yeniden tanımaya çalıştığım yerde. Belki hâlâ kırığım, belki hâlâ eksik… Ama gerçek olan bir şey var: Hâlâ buradayım.

Geçip giden ömrün tam ortasındayım…

Bir yanım geçmişe bakıyor, bir yanım geleceğe korkuyla… Ama en çok da içime dönüyorum. Çünkü en büyük savaşlar dışarıda değil, insanın kendi içinde kopuyor…

Geçip giden ömrün tam ortasındayım…

13 Nisan 2026 2-3 dakika 44 denemesi var.
Yorumlar