Güneşi Toplayanların İradesi

Güneşi Toplayanların İradesi


​Dünya, her sabah gün ışımadan yollara düşenlerin omuzunda yükseliyor. Sokakları döven o kararlı adımlar, karanlığı bir hırka gibi sırtında taşıyanların hikâyesinde can buluyor. Soğuk demiri uyandıran, betonu kendi sıcaklığıyla canlandıran o eller bizim. Hayat denilen bu kavgada her şey emekle şekilleniyor.

Mutfaktaki boş tencerenin sancısı da, ödenemeyen faturaların o ağır yükü de bu ellerin nasırında saklı. Madenlerin derinliğinde ömür ışığa dönerken, fabrikaların uğultusunda yükselen her ses yeryüzüne vurulan bir mühür gibi yankılanıyor. Bizim gerçeğimiz bu; dünyayı her gün yeniden kuranların o sarsılmaz yürüyüşü. İşçinin şafağı; fabrikaların isli havasından meydanların hürriyet soluğuna uzanan bir kavgadır. Bu, insanın kendi onurunu emeğiyle söküp almasıdır.

​Burada artık fısıltı yok. Sömürünün surlarını yıkan o gür ses var. Alanlar emeğin öfkesi ve umuduyla titriyor. İşte bu, güneşi toplayanların iradesidir. Bu, dünyayı omuz omuza kuranların sarsılmaz kararlılığıdır. Bu; eli nasırlıların, zihni aydınlık olanların ve adaleti omuzlayanların mücadelesidir. Alın terinin her damlası sadece tezgâha düşen bir ıslaklık değil; o damlalar adımlarla birleşiyor, sömürü düzenini sarsıyor ve zulmün saltanatını yerle bir ediyor. Biz o güneşi karanlığın bağrından çekip çıkaranlarız; şafağı ellerimizle kuranlarız. Hürriyeti bir ekmek gibi sofralara dağıtan hayatın asıl sahipleriyiz.

​Kaderini nasırlı elleriyle mühürleyenler yürüyor. Vardiya çıkışı omuz omuza yürümenin o sarsılmaz güvenini bir arada tutanlar her yerde. Tarlada, fabrikada, okulda; adaletsizliğin ve hukuksuzluğun kol gezdiği her karış toprakta biz varız. Nerede bir zulüm, nerede bir baskı, nerede bir haksızlık baş gösterse; emeğin bükülmez bileğiyle, bu birliğin gücüyle oradayız. Şunu biliyoruz: Hiçbir kazanım kucağımıza bırakılmadı, hiçbir hak bize armağan edilmedi. Biz her şeyi dişimizle, tırnağımızla, büyük bedeller ödeyerek kazandık. Bu hayatta hiçbir şey bağışlanmadı bize; her kazanımın ucunda bir ölüm kalım savaşı, her hakkın altında bir haykırış, her adımda bir direniş ve mücadele var.

​Haksızlığın karşısında yıkılmaz bir duvar, karanlığın önünde sönmez bir ışığız. Yarınların gülüşü için, çocuklarımızın aydınlık geleceği için bütün alanlar bizim meskenimiz. Hayatı birleştirerek çoğaltanların bu direnci, onurun en yalın halidir. Bu onurlu yolculuk; adaletin herkese eşit şekilde dağıtılması için yakılan bir meşaledir. Yeryüzünün dört bir yanında yükselen bu ses, sadece bir günün değil, bir ömrün ve bir sınıfın haklı davasıdır. Emek, en yüce değerdir ve biz bu değerin bekçileri değil, bizzat yaratıcılarıyız.

​Kutlu olsun omuz omuza duranların bu güçlü direnci,

Kutlu olsun büyük sofrada paylaşılan o büyük onur!Güneşi kucaklayanların şafağı bu;

Aşk olsun, emek olsun, özgürlük olsun!1 Mayıs emeğin günü, sevgi olsun, kazanım olsun!

Gülşen Polat

01 Mayıs 2026 3-4 dakika 40 denemesi var.
Yorumlar