Hazanda Aşk

Hazan...
Bir mevsim için öyle anlamlı bir ismi var ki!
İçinde genelde hüzünü kapsasa da yaşadığımız dünyayı en iyi anlatan mevsimdir hazan.

Ağaç yapraklarının o muhteşem renk dönüşümü; içimde aşkın yansıması olur.

Bilir misiniz en çok şiir yazılan mevsimdir Hazan ve en çok edebi eserin yazıldığı dönemdir. Doğa bizi de kendine benzetir. İçimizde oluşan değişimlere kayıtsız kalamayız.

"Düşen bir yaprak görürsen, beni hatırla demiştin
Biliyorsun seni ben sonbaharda sevmiştim"

İşte dostlar..Hazan budur!!!

Hani hep derler ya "Nisan Mayıs ayları,gevşer gönül yayları" diye...Siz siz olun buna çok kanmayın. Hazan, hüzün mevsimi olarak bilinse bile ölümsüz aşkları göğsünde saklayan bir dönemdir...

En köklü aşkların bu dönemde oluştuğu bilinmektedir. Bunun nedeni belki de insanların ilerisini de görme şansını bulmalarıdır.Düşünün ki birbirlerini bu dönemde tanıyan ve aşık olan bir çift, yaşlılık dönemini de o anda hissedebilmektedir. Bunun içinde aşkları ileriye dönük ve çok uzun ömürlü olur.Çünkü onlar; o günleri de görerek birbirlerini sevmişlerdir.

Hazanı kaçırmayın sakın...Hafta sonu sevgilinizi alın ve ormanlık bir alanda piknik yapın, el ele tutuşun ve uzun bir yürüyüş yapın. Göreceksiniz ki içinizdeki aşk daha da köklenecek. Yolun sonunda elleriniz daha sıkı kenetlenecek ve o an birbirinize söz vereceksiniz..."Seni daima seveceğim".

Yaz güneşinin tadı damağınızda kalmışken hazan da ne oluyor diye asla düşünmeyin. Hazan sizi sert kış günlerine hazırlar.

Yazın oluşan tatil aşkları neden çabuk biter diye hiç düşündünüz mü? Bunun tek nedeni çiftlerin Hazanı da birlikte yaşamadan ayrılmış olmalarıdır. Belki bir sonraki yaz yeniden beraber olacaklar ama onların aşkları asla kök tutmayacaktır.

Düşününki bahar gelmiş...Doğa uyanmaya başlamış ve sizide uyanmaya,hareketlenmeye doğru zorluyor. İçinizde bir canlılık bir kıpırdanma var.Bunu hissediyorsunuz. Ardından yaz geliyor. Kumsalda,deniz kenarında "O"nu görüyorsunuz. İlk bakışmalar derken kendinizi onun yanında buluyorsunuz. İçiniz ısınıyor,elleriniz,gönülleriniz birleşiyor.Siz şanslısınız ve bu aşkı Hazanda da devam ettirebileceksiniz.Aynı şehirde oturuyorsunuz,görüşmeleriniz devam edebilecek. İşte o zaman Hazan sizin için görünmez bir kalkan olacak.O ilk günlerin coşkulu aşkı Hazan gibi durulacak. Kendinize hep soracaksınız "Ben acaba onu gerçekten seviyormuyum?"diye... Kuşkunuz olmasın,belki ilk günlerden daha çok seviyorsunuzdur. Hazan sizi ilerki günlere hazırlar. Eskilerin deyimiyle "Cicim ayları" bitmiştir.İşte o zaman küllerin arasında saklanan ateş misali Hazan sizin aşkınızın sıcaklığını içinde tutar ve asla sönmesine izin vermez.

Üstelik bir de onu soğuk kış günlerine hazırlar. Her ilişkinin zorlu dönemleri olabilir. İşte bu zorlu dönem kıştır. Mücadele etmek zorundasınız, karla,yağmurla,trafikle...Ve içinizdeki aşkla.

Birden Hazan o yıl için son görevini yapacak ve küllerini sert kış rüzgarlarının savurmasına izin verecek.Sanki her şey toz duman olacak."Aman Tanrım yoksa yoksa aşkımız bitti mi?" diye korkulara kapılacaksınız ama hiç gerek yok buna...Çünkü o küllerin içinde saklı hala sıcacık aşkınız ortaya çıkacak ... Korkacak bir şey yok...Sadece teşekkür edin.

Kime mi?

HAZAN'a tabii ki...

"Yine yapraklar düşecek ve belki her yıl gençliğiniz biraz daha eskiyecek..."

Ama içinizdeki o aşk artık ölümsüzlüğe doğru yelken açmıştır bile...

Hadi o zaman...

HAZAN'da aşık olalım ... Aşkımız var ama diyorsanız bir daha aşık olun,aşkınızı tazeleyin ve Hazanın içine kendinizi atın...

Hazan,hazan,hazan...

Sen hüznün temsilcisi olsan da, doğayı soyup çırılçıplak bıraksan da seni daima seveceğim...

Sevgiyle kalın ve hep sevin...

11 Eylül 2008 3-4 dakika 9 denemesi var.
Beğenenler (6)
Yorumlar