İnsan En Çok Haklıyken mi Zarar Verir

İnsan en çok haklıyken zarar verir.

Çünkü haklılık, çoğu zaman vicdanın değil öfkenin diline dönüşür.


Bir şeyi savunmaya başladığımız anda, başka bir şeyi ezmeye hazır oluruz. Savunma büyür, ses yükselir; ses yükseldikçe anlam küçülür. Sonunda herkes konuşur ama kimse duymak istemez.


Tarihteki birçok yıkım, “Başka çaremiz yoktu.” cümlesiyle başladı. Oysa çoğu zaman başka bir yol vardır; yalnızca daha zordur. Sabır ister. Vazgeçmeyi ister. Kendinden geri durmayı ister.

Kavga ederken güçlendiğimizi sanırız.


 Oysa gerçek güç, el kaldırmamakta gizlidir. Sustuğumuzda kaç kişinin bizi kışkırttığını fark edebilmekte gizlidir. Güç, öfkeyi yönetmek değil; ona teslim olmamaktır.


Düşman üretmek kolaydır. Bir dil, bir renk, bir fikir yeter. Düşman bulunduğunda rahatlarız; çünkü suçlu artık bellidir. Suçlu varken yüzleşmeye gerek kalmaz.


Zor olan budur.

Karşındakini dinlemek…

Kendini sorgulamak…

Yanılabileceğini kabul etmek…


Barış bir anlaşma değil, bir karakter sorunudur. Savaş silahla yapılır; barış insanla. Bu yüzden barış pahalı değil, zahmetlidir. Emek ister. Olgunluk ister.

İnsanlık, kazandığımız savaşlarla değil; vazgeçtiğimiz kavgalarla ölçülür.


Ve şunu unutmamak gerekir.

İnsan, en çok haklı olduğunu düşündüğü yerde, en kolay yanlışa düşer.


Turgay Kurtuluş


07 Ocak 2026 1-2 dakika 103 denemesi var.
Beğenenler (2)
Yorumlar