İnsan Kendine Zulmetti

İnsan yaratılışından beri kendine zulmediyor. Kendine yaptığı zulmü de yaradana atfediyor. Unutulmaması gereken önemli bir nokta Yaradan kullarına zulmetmez. İnsan yaptıklarıyla kendine zulmeder. Yaradan bize bu zulümleri vermezse başımıza gelmezdi diyenleri duyar gibiyim. Yaradan insana Eşref-i Mahlukat yani en şerefli varlık olarak yaratmıştır. Eşref-i Mahlukat olabilmek için Yaradanın emir ve yasaklarına uymalıyız. Aksi takdirde Eşref-i Mahluk olan insan fıtratı Esfeli Safiline doğru kayar. Esfeli Safilin nedir? Yaratılmışların en aşağısı anlamına gelmektedir. Yaradan Eşref-i Mahlukat olması hasebiyle insana zeka, düşünme, düşündüklerini uygulama ve irade vermiştir. Yaradanın insana verdiği değerler sayılmakla bitmez fakat bu saydıklarımız içlerinde en güçlü olanlarıdır. Düşünmek ve irade. Yaradan bize seçenekler sunar. Bu seçenekler arasından biri helal daire yani Yaradanın istediği yoldur. Diğeri haram yani Yaradanın istemediği yoldur. İnsan düşünüp tartar kendine en doğru gelen yolu seçer. Seçer ama sonuçlarına da katlanır. Helal daireyi seçmişse Yaradan tarafından bu alemde veya öteki alemde ödüllendirilir. Haram daireyi seçmişse bu sefer de bu alemde veya öteki alemde cezalandırılır. İşte İnsan kötü yolu seçerek kendine zulmetmiş olur. Denilebilir o zaman seçme özgürlüğü neden var. Araştırıldığı taktirde Yaradanın yasakladıkları insana hem zarar verenlerdir. Yaradanın serbest ettikleri de insana fayda sağlayanlardır. Yani insan Yaradanın dediğini yaptığında hem bu dünyada mükafat görür hem öteki alemde. Bu dünyadaki mükafatı hastalıklardan korunur, sağlıklı olur vs. Şu ayette, Hazreti Adem(a.s) ve Havva'nın dilinden, yasaklanmış bir meyveden yemek, 'Kendi kendine zulüm' diye nitelenmektedir.

'(Adem ile eşi) dediler ki: Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan mutlaka ziyan edenlerden oluruz.' (Araf, 23)

Hz. Adem(a.s) ve Hz. Havva'nın Yaradanın yasaklamasına rağmen yasak meyveyi yiyerek sonucunda kendilerine zulmettiler.
Günümüzde baktığımızda insanların kendilerine zulmettiğini görürüz. Başka ırkları milletleri ezen hor gören topluluklar bir gün aynı duruma kendileri de düşer.
Zulmün boyutları değişiktir. Sodom gomore ve Pompei gibi eski topluluklar helak olmuşlardır. Helak olma nedenleri yine kendilerine zulmetleriydi. Yaradan onları Peygamberler aracılığıyla uyardı. Onlar bu uyarıya kulak asmadılar. Azgınlıklarına ve taşkınlıklarına devam ettiler. Sonuçta hepsi helak oldu. Bazı eski medeniyetler günümüzden daha güçlüydüler. Bu güç hem teknolojik üstünlüktü hem bilimsel üstünlük hemde kuvvet üstünlüğüydü. Kuran-ı Kerim'de sıkça bu tür kavimlerden bahsedilir. Bunlardan biri Ad Kavmidir. Yaradan bu kavme güç kuvvet zenginlik bahşettiğini söylemektedir. O dönemin en güçlü kavmidir. Herşey verilmiş. Ad kavmi de başka milletlere zulmetmiş. Birbirlerine zulmetmişler. Bozgunculuk çıkarmışlar. Yani kendilerine zulmetmişler. Kendine zulmeden her kul gibi cezayı haketmişler ve Allah(c.c) onları helak etmiş. Burdan da anlaşılacağı üzere Yaradan asla insanlara zulmetmez. Kendi yaptıklarımızla kendimize zulmederiz. Daha bir çok örnek verilebilir. Çevremize bakalım kendine zulmeden o kadar insan var ki. Sen her türlü şeyi yap sonra bana birşey olmasın yok öyle şey. Makallemi Yunus(a.s) Peygamberin duasıyla bitirmek istiyorum. Yunus(a.s)'ın kıssasını biliyorsunuzdur. Bilmeyenler internetten biraz araştırırsa hemen bulacaklardır. Balık Yunus(a.s)'ı yutunca bu duayı okudu; ?' Lâ ilâhe illâ ente subhaneke inni küntü minez zâlimiyn'' yani ?' Ya Rabbi, ben nefsime zulmettim, zalimlerden oldum''demeli ve ardından sen bizi zulmedenlerden eyleme demeliyiz. Allah(c.c.) cümlemizin günahlarını bağışlasın inşallah. Sağlıcakla kalın.


www.facebook.com/MehmetSar
[email protected]

Mehmet Şar

Yorumlar
  • Henüz yorum yazılmamış