Jeep

.....bir yaşam mücadelesi ,bir ömür macerası olan dünyamız kimi zaman kıskançlıklarla sarılı,kimi zaman kavgalarla sıkıntılarla geçen bir arena gibi, ayrıca duygu çatışmaları ile her bir taraftan bizi rahat bırakmayan dünyanın bize dayattıkları karşısında ayakta kalmak kolay olmuyor, ama her şeye rağmen bu hayat yolu devam eder ve her ne olursa olsun yaşam savaşı hızını azaltmaz gücünü katlayarak artırır, Burcu genç bir öğretmendir,farklı çizgisi ve rahat ,doğal ,içten,sade duruşu ile hemen fark edilen biri olduğu özelliği dikkat çeken biri,insan iletişimi ve bulunduğu ortamda çabuk kaynaşması ,karşısındaki insanı rahatlatan yönüydü ,hayatı ve onunla mücadeleyi erken başlatmış biri olduğu hissini hemen tespit ediyorsunuz,bugün boş günü olmasına rağmen okula gelmek zorunda kaldı,katılacağı seminer için öğretmen arkadaşları ile birlikte yolu koyulduklarında ,arabası ile son derece barışık ,muhteşem ikili oluşları izlenmeye değerdi, şöförlüğü tam not alıyordu,yolu gayet iyi bildiği ve trafiğe bakarak bizleri sıkıcı tutmamak için,yan pratik kestirme yolları seçti başlangıçta, ancak ne şansızlık olmalı ki ,iki kez denediği yollar çıkmaz sokaklardı,hayır hiç canımız sıkılmadı aksine radyoda çalan müzik hem dinlendiriciydi, hem burcu öğretmenin kendinden emin, gayet rahat oluşu sonsuz bir huzur gibi ,ama iyi ki çıkmaz sokaklardı girdiğimiz o dar sokaklar,çünkü esrarlı görünümü ve hoşumuza giden renkler taşıyordu, tek katlı evler ,bakımlı bahçeler ,taşları iyi döşenmiş sağlam sokaklar,insanı büyülüyordu ,karşısında boğazın çapkın akışı ve sokakların yemyeşilliği can sıkıcı değildi,yürümek ve bu sokakların hikayelerini hissetmek isterdim ,iki taraflı bahçe ve ağaçlı bu sokaklar bir masaldan yeryüzüne inmiş gibiydi,dışarıda yağmur çiseliyordu,işte çok sevdiğim anlardan biridir ,böyle Arnavut kaldırımlı sokaklarda yağmurla ıslanmak ,İstanbul insanı her gün şaşırtıyor her gün bir başka müjde ile insana yaklaşıyor, bugün de hiç düşünemediğim kadar sevimli bir başlangıç yapıyorduk ,bu dar fakat romantik sokaklarda ,jepp ile manevra yapmak zorluğunu nasıl da kolayca ve sarsmadan yapmış olmasına şaşırmadım değil,avuç içi ile direksiyonu sağa ve sola seri biçimde çevirerek bizi ana yola çıkartmayı son derece hızlı fakat hatasız şekilde yapan genç öğretmenin doğallığı karşısında şaşırmadan edemiyordum,o çıkmaz sokakların dönüşünde ,keşke geçtiğimiz yollara belirleyici işaretler atsaydık espirisi güzeldi,ancak burcu'nun kontrolünde her şey yolunda gidiyordu,altımızdaki Jeep itaatte kusur etmiyordu ,eğer bu şehirde yaşıyorsanız gerçekten bu gizemli yolları saklı çıkışları bilmek gerek, radyo funda arar söylüyor '..yok sandıklarım aslında var mıydı hayatta / Ben mi cahil kalmıştım aşkın savaşında / Yoksa hayat mı cahildi aşktan yana /Kurtar beni kurtar sarıl bana hiç bırakma...' diyordu , yola girmiştik gidiyoruz ,yağmur kokulu caddeleri bir bir geçiyoruz fakat bir ara bana öyle geldi ki tam aksi istikamette gidiyoruz zannettim '..gideceğimiz yeri tam olarak biliyoruz değil mi ..' cümlesini kurmuştum dayanamayıp ama ,çok saçmaydı gerçekten,gerçekten arabayı kullanışındaki profosyonel rahatlığı ,direksiyona avuç içi ile hükmedici tarzı hem güven veriyordu hem bu yolları ve adresi kaçıncı kez bildiğini gösteriyordu ama benim yersiz müdahalem gerçekten havada kaldı,evet çok sokaklardan geçtik her biri trafikten uzak boş yollardı,güzel semtler ,çirkin evler çiçek açmış ağaçlar,yüksek duvarlı evler,kibirli şatolar misali yerleşim alanları ..hepsini geride bırakarak geçtik,ve adresimize geldiğimizde vaktinden çok erken geldiğimizi,hatta bizden daha önce çıkan arkadaşlarımızın gelmediğini hayretle gördük,zaten genç öğretmenimiz bize'..göreceksiniz onlardan bile önce varacağız ..' dediğinde içimden mümkün değil demiştim,yanıldım ve hayrette kaldım,bu durum,yolların ve trafiğin insanı ne kadar geciktireceği hakkında bir fikir veriyordu bize,ayrıca Burcu'nun bu alanda ilim yapmış, son derece ihtisas sahibi ve uzman olmuşluğun ispatıydı, dedim ya hoş eğlenceli harika bir gezinti oldu bu yol, salona girerken akademik sunumların sıkıcılığından bahsettik ve erken çıkmayı bile düşünürken konuşmacının anlatım zenginliği ve talk show diyebileceğimiz bir dil kullanması,konuşma üslubuna sürükleyicilik ve ilginçlik katmıştı,gözlerimizi kırpmadan,yummadan bir konuşmayı sonuna kadar bitiriyorduk,çoğumuzun yüzünde tebessüm ve itirazsızlık ve dinlenmişlik vardı,salondan çıkışta arkadaşları yemeğe daveti genç öğretmen Burcu'nun zerafetiydi,yorgun ve karmaşık duygularımızı birlikte atacağımız bir masa etrafında hoşça vakit geçirdik,güzel di ' kafe Miss' hem kahvaltılığa hem öğün yemeklerine hitap eden bu şirin mütevazi gösterişsiz yer ,modern kentin inadına bizi nostaljik iklimlere taşıyordu,kendimi bir kır kahvesinde hissettim, az önce kırlardan toplanmış hissini veren her masada farklı çiçeklerin bulunuşu yemeğe ve sohbete harikulade zenginlik katıyordu,insanın oturdukça oturası gelen bu sevimli şık mekandan güzel izlerle ayrılıyorduk,dönüşü öğretmen nurcan'ın arabası(mini copper) ile yapıyorduk,harika insanlardı arkadaşlarımız ,okulun rehberlik öğretmenleri ,dönüşümüzü okula kadar sağlayan Nurcan öğretmen ve devrim öğretmen ile mutlu ve memnun dönüyorduk....bir daha tekrarlanması umudu ile...

22.04.2014
MUSTAFA KAYA

22 Nisan 2015 5-6 dakika 139 denemesi var.
Yorumlar