Kar Yağdığı Gündü

Kar Yağdığı Gündü

… geceden başlayan kar,caddeleri çatıları arabaları ağaçları beyaza boyamıştı,karın bu coşkulu yağışına bu kez sevinemedi günlerdir hiçbir şeye sevinmemişti zaten,oysa kar yağışı genellikle unuttururdu sıkıntıları,her nedense tüm şehri beyaz bir orkide çiçeğine dönüştüren kar karşısında bu sefer çok duyarsız ve duygusuz kalmıştı,sebebini ne kendine ,ne de kimseye anlatamaz,açıklayamazdı “..dokun..biri bana dokunsun..duymak istiyorum ..” cümlesini kurdu mu ? kurmadı mı ? fısıltıyla söylendi,başka sözler de çıkmıştı dudaklarından ancak bunları kendisi de anlayamamıştı,her ne çıkmışsa odasının duvarlarına tavanına eşyalarına iyice sindiğini düşündü ve yalnız kaldığında onları bir bir okuyordu sonra .Belli belirsiz dudaklarında acı bir bükülüş yaptı ,aynadaki bu halini hiç beğenmedi,aynaya hangi yönden baksa görünümüne kendisi bile yabancıydı “...aslında bu ömrü yaşayanlar zavallı.. tüm yolları yürümesem de çıktığım yollar bitti..” cümlesini kurdu bir yandan bu cümleyi kesik kesik söylerken bir yandan alnındaki sivilceden nasıl intikam alacağını kolluyordu,tabi ki beklenen saldırıyı yapmış sivilceyi hiç acımadan sıkmıştı,az önce söylendiği sözün anlamını çözmeye çalışırken sivilcenin kanayan sıvısı yüzünden vazgeçti,zaten böyle sözler demesine bir mana veremiyordu,hiç istemediği hiç de savunamayacağı sözleri ağzından çıkarmasına kızmıyor değildi ama kendini çok yalnız hissediyordu “..çok gidişler gördüm aslında neden bu kadar ağır geldi bu sefer ki ?..” neyi çözemiyordu hangi kederlerin ağırlığını kaldıramıyordu ve niçin hep umutsuz bir vaka gibi bakmaya başlamıştı hayata ve yaşamaya,işte günlerdir bunun sancılarını çekiyordu.Bu kabullenilmez bir yaraydı ve kanamayı durdurmalıydı pencereye yaklaştı yağan kar ve onun şehre kattığı doğal beyazlık temiz ve huzur kaynağı güzelliği karşısında neler hissedebileceğini aramaya koyuldu.Giderek en beyaz hali ile kar gerçekten yeni bir sayfa açıyor gibi ruhuna sinyaller atıyordu “..ölçülebilen ömür zavallı ömürdür bakıyorum da gitsek te dönsek te elde kalan hiç..!” bu son söylediği için kendine kızmıştı,ne demek istiyordu bu dünyanın fani sonlu oyalayıcı bir gölge olduğunu mu ? yoksa, yaşamak anlamsız doğmamak daha iyi mi demek istiyordu bunu ileride daha sakin bir durumda yeniden gözden geçirecekti ,“..bir zamanlar kendimden çook büyük bana fazla gelen duygular yaşadım..ama başkaları gibi eksenimden sapmadım” dedi,bunu söylerken, bir aynaya dönüp bakıyor konuşuyordu,bir pencereye dışarı bakarak yağan kar ile birlikte düşünceleri ile yere düşüyordu “ …yokluğunun ağırlığı yanında varlığının hafifliği yüreğime batıyor .. kalmak için gerekçem çok ama aklımda kalmak yok ..” diyordu,gel gitler arasında döktüğü sözler,anlamlı manasız veya çelişkili olabilirdi,peşisıra kurduğu cümleleri kontrol bile etmeden dudaklarından döküldüğünün farkındaydı.Hızla hazırlanıp çıkmalıydı bekleyeceği otobüsün yeni olması hiç olmazsa dinlendirici gelecekti belki durak çok kalabalık belki bu kış kıyamette kimse olmayacaktı “..beklediğim otobüs gelsin ve gitmeye en istekli yolcu ben olayım..” hatta adressiz yazısız rakamsız bir otobüs gelsin razıyım tüm yollar beni sevdiklerime ulaştırsın yeter ki demekten de geri kalmadı “..haykırmak istiyorum sen konuşmasan bile ben duymak istiyorum ..” diyordu durağa yaklaşan otobüse binmek için hareketlendi,“..söndü bütün ışıklar ya da onun yokluğu kararttı gözlerimi,aydınlanmıyor hiçbir ışık gözümde ...” diyerek otobüse kendini attı sıkı sıkı tuttuğu akbili en vefakar bir dostu gibi elini tutuyordu,nihayet otobüse binmişti, koltuklarına oturmuş daha doğrusu sıkışmış insanların yüzlerine bakmaktan gözlerini kaçırdı boş yer yoktu ayakta gitmenin günlerdir çektiği acıları üzerine ağır gelecekti çaresiz katlanacaktı “..o olsun da hayat az daha ağır gelsin az bir yük onu da çekmeye razıyım ..geçmişte yaşadığım her gün daha da anlamlaşıyor gözümde .. “ demeye başladı aslında canı yanıyordu arada bir otobüsün sarsıntıları çok kabaydı ama sarstığı hiçbir şeydi,asıl ruhunu acıtan kederlerin sarsıntıları alt üst ediyordu kendisini,bugün nasıl geçecekti ve günlerin ağırlığı nasıl bir yük getirecekti bunun merakı içindeydi,bu merak öyle öldürücüydü ki,zaman denilen kurdelanın ucunu çekmişti artık nasıl açılacağını seyre koyulacaktı “..gün gelecek belki ama istemeyeceğim o zamanın gelmesini,ancak o zamanda engel olamayacağım tek şey zaman ..” dediği cümlelerin ne manaya geldiğini sorgulayacak durumda değildi hiç te iyi hissetmiyordu kendini,şimdi allak bullak dövülmüş gibi her yanı ağrılar içindeydi ”.. ölçümler artıyor,aslında tam da senin hiç gitmeyeceğini kabullendiğim anda,zaman..,bir gün beni de ulaştıracaksın mutlak sona,biliyorum bunun içinde gereken tek şey zaman ..” insanlar bu düşüncelerini işitmiş olsalardı felsefe yaptığını düşüneceklerine emindi zaten her zaman söz-fikir-düşünce üretmiyordu işte bu geçiş günlerinde oluyordu ne oluyorsa .İneceği durak yakın mıydı uzak mıydı ölçecek hali yoktu “..isterse olsun son durak ..inmekte zorlanacaktı..bundan sonra değişmeyecek tek şey yalnızlığım..” dedi ve dışarıda kar inatla yağışını sürdürüyordu,otobüsten en son inen yolcu olacağını bilemezdi dalıp gitmiş belki de uyuya kalmıştı şöförün uyarısı ile kendine geldi .İndiğinde ayakları yere değiyor muydu yerde mi gökte miydi bir tuhaftı,karda iz bırakan sanki ruhuydu birçok insan izleri arasında kaybolup gidecekti bıraktığı izler,en kabul edilemezi de kimsenin haberi yoktu hangi acıların ağırlığı altında bu izlere ağırlık verdiğini, ızdırabının fark edilmeyeceğine üzülmüyor değildi kendisinden sonra ne çok insan geçecekti izler üzerinden ama kar o düzenli disiplinli muhteşem farklılığı ile yağıyordu ve her defasında kapatıyordu bıraktığı izleri .İş yerine yaklaşırken az sonra kapıdan girecekmiş gibi zannediyorken uzaklaşıyor ve ne zaman yakınlaşsa aynı durum tekrarlanıyordu,bu sanrıya hayret etti ayrıca herkes ve her şey kendisine yabancı geliyordu.Kar ve kar tüm izleri temiz bir örtüyle kapatmayı sürdürmekle kalmıyor, yeni başlangıçları hazırlar gibi yeni bir sayfa açmak işaretlerini de veriyordu .Kar,bunalımlarından uzaklaşmak için bir fırsattı günlerdir yaşadığı açmazlarından pekala çıkabilirdi,içinde yüzdüğü acıları kovmaya iyi gelmişti yaptığı kısa yürüyüş ve kar altında unutulmaz bir anı gibi,evet bir gün daha böyle başlamış geçiyorken avucuna aldığı kar ruhunda yaşama serinlikleri savaşma gücünü hatırlatmıştı ve baharlara çıkma umutlarını da aşılıyordu…


09.02.2019/beylerbeyi


05 Eylül 2020 6-7 dakika 139 denemesi var.
Beğenenler (1)
Yorumlar (2)