Kimseye Minnetim Olmadı Olmayacak
Ben kimseye minnetle tutunmadım.
Ayağım kaydığında el uzatanlar oldu belki ama yükümü hep kendim taşıdım.
Düştüğüm yerden başkasının omzuyla değil, kendi dizlerimin titremesiyle kalktım.
O yüzden biliyorum: borçlu değilim kimseye, minnetli hiç olmadım.
Hayat bana kolay davranmadı.
Kırdı, eksiltti, susturdu.
Ama her seferinde şunu öğretti:
İnsan en çok kendi içine yaslanınca ayakta kalıyor.
Biri gitsin diye beklemedim, biri gelsin diye de eğilmedim.
Gelmeyeni beklemedim, kalmayanın arkasından bakmadım.
Kimse benim yerime sabretmedi.
Kimse benim yerime ağlamadı.
Kimse benim yerime vazgeçmedi hayattan.
O yüzden başarı dedikleri şeyin altında başkasının gölgesi yok benim için.
Ne bir lütuf, ne bir iyilik, ne de bir torpil…
Varsam, kendimle vardım.
Minnet, insanın boynuna geçirilen görünmez bir iptir.
Bir kere alışırsan, her adımda biraz daha kısılırsın.
Ben boğulmamayı seçtim.
Yalnız kalmayı göze aldım ama eğilmeyi almadım kaderime.
Dik duruşumun bedelini yalnızlıkla ödedim belki ama onurumu kimseye devretmedim.
Bugün buradaysam,
Bu kalp hâlâ atıyorsa,
Bu gözler hâlâ doğruca bakıyorsa hayata,
Sebebi kimse değil.
Ne bir omuz, ne bir kapı, ne bir söz.
Sadece ben.
Kimseye minnetim olmadı.
Olmayacak.
Çünkü ben, başımı eğmeden yaşamayı öğrendim.
