Kimsin Sen

    Ruhunun cetvelinde hesapladığın ayarsız varlığının seni sana utandırdığı kaçıncı kış gecesindesin... Yürüyen rüyaların, oturan merdivenlerin ve koşan kalbinin hecelendiği o ilk okuma gününde olduğun gibi. Geçmiş, fütursuzca senelerin mirasıyla seni savaşlara bölerken, gelecek susuzluğunun boğazını kuruttuğu vedalarda abdestini yaşamaktan yana alıyorsun.

Çok şükür bugün de kaldın yalnızlığınla. Sonra dedin ki; isimler değişse bile ruh aynıysa Ne çıkar? İmzanı hayat diye atmıyorsan noktan virgülüne paralel ve simetrik noksanlıklarda yazılmışsa kaderinin baş harfinde yalnızlığın tükürükleri varsa söylesene adını değiştirsen ne yazar?

Takibi baştan zarar, talihin apayrı bir serüvenken. Oyunlar oynuyorlar çocuklar; birbirlerini tanıyorlar yaşamaktan önce. Sen, elleri kalburda nam salan bir köçeksin yalnızlığın kambur düzeninde. Sevmediğin adamları görmek mecburiyetinle sevdiğin insanları unutmama çaban can çekişiyor. Söylesene bana, kimsin sen?

İzinsiz yazılanların isimsiz terk edişleri bir sifonun çekiliş saniyesi kadar. Adınla yaşa öyleyse, kutlu yaşa ve uyandır herkesi. Yastığında kan gördüğün o namussuz sevgilerin verem nefretlerine kezzap dök.

Söylesene bana, kimsin sen?

Kendin olamayınca başkasına mı musallat oldun? Bedenin aynıyken ruhunun tapusunu bir isme mi yordun? Yağmur Azrail'i ateş ediyor düzene; yağmur duasına çıktık da ondan diyorlar... Herkes ölüyor gözyaşlarıyla yıkanırken.

Peki sen kimsin? Herkes başkalarıyken. Bir kadının namus bekçiliğinin küçük bir kız çocuğuna devredilen acemi noksanlığı; söylesene sana, kimsin sen?

Musalla taşında şirin bir ezber, Fatiha'da o her yalnızlığı dökülen.

Söylesene, imzanı kaderinden ayıran devşirmenin celladı; kendini öldürdüğün o upuzun ayrılığın saçlarına; kimsin sen? 

06 Temmuz 2021 1-2 dakika 464 denemesi var.
Beğenenler (2)
Yorumlar