Kovalamayanların Menzili

Palazlanmış Perşembe’nin sadelikle Cuma’ya hazırlandığı bu gece, kendimi yine birinin gelmeyişinden vuruyorum.

​Çok içten, çok sebat eden ve çok güzel seven; karmanın karmaşaya mütemadiyen dargın olduğu ben, sebepsiz yere yalnız bırakıldığı kalbime bağımsız bir telaşede... Bunca çıplaklıktan sonra insan bir daha giyinik sevemiyor. Yorgun düşerken kelimelerine dikkat etmeyen; şimdi bir kırgınlıkta elzem bir yapıtaşı. Boynunu büken, bir faile tereddüt debisinde fena kaçışlar andıransam, orada dururum.

​Bundan sonra beni uzaktan izleyebilirsiniz. Yaklaşırsam; fikrinizin kalbinize namus aidiyeti, rüzgârın saçlarına sevdamı kürdanla çıkarmaya çalışan olur. Ağzınızın tadı kadar, saçlarınızın karmaşasına duayen olurum.

​Alaz ve erkân; Perşembe’nin Cuma’ya infial bir aşk hikâyesi sunduğu beylik düzinesi... Kalemlere aşkı yazdıran o düzineden değil, ibretialem için.

​Hakkımı aşktan alacaklı gibi, aklımı mercilerin mercimekli sevgi sunuşlarından itibaren aldıysam; başım, gözüm üstüne. Gitmeyi kendinize yakıştırdığınız o anda hayatımdan gidebilirsiniz; kovalamam. Çünkü ben; adamca sevilmelerin adamca vedalardan ayrı olduğu potansiyelime şeker olup tatlılıklarla masallarımı gerçek yaşamaya gidiyorum: Aslan gibi. 

16 Nisan 2026 1-2 dakika 495 denemesi var.
Yorumlar