Kurbağa Prens

Yıllarım ne çabuk geçtin... Her şey masal oldu...
Yazma isteğim var hala içimde...Uykusuzluğuma rağmen....Saat 00:50
Hoş şey yazmak,paylaşmak...Her şeye rağmen,tüm dünyanın teknolojik bir takım araçlarla vakit geçirmesi , eğlenmesi , kendimizi ,ailemizi bile ihmal etmemize rağmen , zaman zaman hoş şey...
Yazmak bir kurtuluş yolu gibi...
Belki bilgisayar ile yazıyorum ancak kendimi ifade etmeye çalışıyorum, seviniyorum,üzülüyorum...
Teknolojiyi çok severim...belki bazı insanları başkalaştırdı,değiştirdi ama kimimizi mesela beni aşık etti..Bu nedenle ?aşık olduğum için- teknoloji aklımı başıma getirdi....Sürât kazandım,sevdiğimi ifade ettim,pek çok altın sözler okudum ve paylaştım,yanında uyudum,yemek yedik birlikte...Ancak hiçbir zaman bu kurbağa bir prense dönüşmedi...Çünkü bu teknoloji henüz onda yok... Şaka şaka...
Bilgisayar beni oldum olası çekmiştir..Bazen kurbağam oldu,bazen bir cadım oldu ama prensim olamadı...
Yemek yemeyi unuttum ,tek gözbebeğim buydu....Çağımızda her şey için ve her şeyde bilgisayar.... fakat nesi yar nesi yar ?

Bilgisayar ne demek ?diye düşünelim...Tersinden bakarsak :Yahu benim kafam almıyor,yetmiyor demek değil mi ?birazda ...
Flash bellek ? Benim belleğim yetersiz demek değil mi ? birazda...
Veba adlı romanı anlatan,hatırlatan virüsü olan ,faresi olan hem gerçek hem sanal bir dünyada yaşıyoruz...
Belki de bir gün hepsi kaval sesini takip edip denize dökülecek...Ancak ...Kurbağa hiçbir zaman prens olmayacak ...İnşallah bir gün prensler ,prensesler bilgisayar gibi olur ... Tabii ki olumlu özellikleriyle...Bir başka masalda buluşmak üzere...Hoşçakalınız .. 07.11.12

07 Kasım 2012 1-2 dakika 42 denemesi var.
Yorumlar