Kurban

Doğan güneşime meydan okuyan karanlığım doğan güneşimi benden aldı. Bir başkasına "aşkım" diyorsun; sensizlik ölüm kaldırımlarında yosma ayrılığın tenine değerken. Benim güneşim sendin. Gün eşim; ölmemeliydi sen günleri. Pazartesi, salı, Çarşamba, Perşembe, cuma, Cumartesi ve pazar değildi ki sen varken günler. Aşk, mutluluk, heyecan, umut, inanç, sevgi, gülmekti günler. Adları değişsin mühim değil; ama ben seni özledim.

Ölüm not bırakıp gelmiş sana; sende bizi öldürecekmiş. Ölüm bile kendini öldürmeye meyletmiş. Bir başkasına sevgilim diyorsun; deme. Sevgilerden nefret ediyorum, sevme bir başkasını; sevme. Ellerimde ellerinin nöbetini tutmak istediğim gecelerin köksüz arzuhalleri...

Yakarıyorum; yalvarırım sevme benden başka birini. Ben senden sonra sevmedim sensizliği. Tütüyorsun buram buram hayatımda; hayatım bile sana o kadar aç ki. Bütün toklukları bahşetse umutlar, sensiz açlıktan ölecek bir hayatım var. Sevme bizden başka birini, gökyüzü şarkılarından vazgeçti. Yıldızlar gülmüyor bir türlü, sevme benden başka birini; dünyanın düzenini bozuyorsun. Bak, ölüyor her şey; artık yaşam mücadelesini kaybetmiş ben gibi. Doğan güneşimi, gün eşimin sol elinin yüzük parmağına takmayı düşlediğim yüzüğümü aldı benden şırfıntı ayrılığın biri. Oysaki ben gözlerimle sulayacaktım aşk çiçeklerimizi, soldular onlar da benim gibi. Bitti, öyle mi? Her şey hiç başlamadan bitti. Beş harfe kurban oldu her dileğim; bayramları kutlu olsun. Kurbanlıklarımı salıverdim ölümümüzü bekleyen kader ortaklarına, doysunlar, soysunlar geçmişi; gelecek bizi yazmayacak ya hiç; hiç'e kurban olsun o çok sevdiğin...

10 Haziran 2015 1-2 dakika 464 denemesi var.
Beğenenler (1)
Yorumlar (1)
  • 9 yıl önce

    Hüzünlü bir yazı baştan sona aşkın göz yaşları yüreğe akıyor bazı zamanlarda da ...😅😅😅