Kurtuluşun Felsefesi 104

104] Halkın her zor durumlarında, idealinde yarattığı, anlamalarını liderine izafe etmeye başlar. Liderleri o anlamaları taşısın taşımasın, halkın bu tasavvurlarını giymek zorundadır. Ki o zaman lider; aşırı sevgiye bürünür. Ve sevgi sel teveccühün ilgisi de tam bir anlama olmayacak olan dokunulmazlıkla, kutsanma mevki seviyesine çıkarılır. Bu tür toplumsal duygusallıklar, refahın topluma yansımasındaki her tür çarpıklıklardan kaynaklanır. Bu tür yaklaşımlar, halkın liderlerine, sanal severlikle, saygınlaşarak değer vermesi olayıdır.

Böylesi kutsanmalı anlamalar, aciz yöneticilerin marifetidirler! Yaptıkları biriktirdikleri kusurları, halkın gözündeki yapay, çarpıklar, eleştirel yansıyıp; yöneticilerin her silik durumları, liderlerine; afaki bir olumluluk ifadesi olaraktan giydirilir ki bu yöneticilerini bir iyice ezer. Böyle olunca da hali ilen de aciz yöneticiler, dolaylı yollarla da olsa, liderleri halk gözünde daha bir sanal kutsan anmasının tercihlerini istemeyerekten de olsa yaratırlar. Böylelikle, vasıfsız yöneticilerin kendilerini; halka yeğlettikleri öznel nedence sanal algılatır oluş durumları da vardır. Yani buradaki olumsuzluk, lidere olumluluk olaraktan yansır.

Artık idealize edilmiş bir liderle, giydirilmiş, bir sevgi saygı yumağı olan bir liderle karşı karşıyasınızdır. Yeteneksiz idarecilerin buradaki her başarısızlıkları, o değerin külliyesine efsane olaraktan eklemlenir olacaktır. Geçmiş zamanlar içinde o liderin var etmiş olduğu dinamikleri, haldeki her başarısızlıkların oluştuğu yerde, yeni zaman ve zemin dilimlerinin de, umudu olacaktır. Ekonomi mi çöktü, onun; o liderin tutumu örnek gösterilir.

Başarısız olmuş siyasetiniz mi var, onun öyküleri yankılanır. Bunlar hep halkta olur. Değilse artık bir nevi geriye ketle şişin ilkeleri var edilmektedir. Bunlar da, halk yaşantısı içinde görülen tabiliklerdir. Zaten halkta yeni olanı, anlaşılır kılmak için de, yeni olanları; bu liderin söylem ve davranışlarıyla kıyaslayarak anlarlar. Buna halkın geleneksel 'sünnete uyma mantığı' sembolizmi denir.

Böylesi sosyal oluşmalar bir hayal ile hakikati ayıramamak gibi görülürse de, halkın nazarında, bu tür beklentilerin (umutların) sanki bir gün olacakmışçasına inanılmasıdır! Bu hal, halkta, halkın yaşama katılımlarını ve halkın beklentilerini güçlendirmektedir. Bu yollar aslında, bizlerin halk yanlarımızla bilemeyeceğimiz, noktalara cevap oluşturulmaktadır.

Bu halle, bu yollan da halk liderleri, ruhani eştirmektir, aslında. Bura da, halkın nazarın da olup biten, inanılır olanın yaşama dönüşmesi, beklentisidir. Bilmemenin umutlar yaratarak, umut olanın, bilme yerine ikame edilişinin, sanalca yaşamları oluşturmasıdır.

Hani, böylesi bir sözde yeteneğe; 'Atatürk olurdu' gibilerden birisine; temsil bu ya, liderlik vermişler. O da böylesi bir lider oluşuna inanamamış. Daha işin başında ve ilk iş olaraktan da: 'ben lider miyim, bir görelim?' diyerekten, babasını astırmıştır. Her yönetimle iş başındakilere, has bel kader bizler bulunanlara, lider deriz! Böyle çok kişiler de; 'bir bakayım hele ben lider miyim', diyerek; yalana ve talana; yani kendi yağmasına süreçle koyulurlar.

Lidere, sen lidersin denmez. Lider de; lider olduğunu bilmez. Yani lider, süreçlerin ortaya koyduğu durumdur. Yani liderlik, nesnel öznel süreç sel akıştır. Sosyal, toplumsal ve nesnel şartlar, kendilerini liderin hâkimiyeti ile olgulaştırırlar. Liderler sistemle hem hal olan; kendilik süreçle şiştirler. Ortamla izafileşişle liderin olayla değil, sistemle etkileşmesi, sanki tabii bir durumun doğal yol alışıdır. Ve ortamdaki çekimin girdabıyla liderler ortama, bir ve aynı oluşla olunan, girişen uyumlaşıştırlar.

Bizde her süreçte olduğu gibi pek çok kavramlar gibi yönetici ile önder (lider) de karıştırılmaktadır. Buradaki, karıştırır olmalardaki yanıltıcı görünüşte, sahih olan; her önderin aynı zamanda bir yönetici olmasıdır. Ama her yönetici önder değildir. Yönetici kavramı geniş yelpazelidir. Tıpkı bitkisel var oluşlarda, her bitkinin, kendi besinini, kendisinin yapması gibi bir temel özellikleri vardır. Bitkilerdeki bu 'kendi besinlerini kendilerinin yapması' temel özelliği yerine getirir olmalarının yanında her bir bitki, bu yerine getirdikleri işlevleri, ceviz, domates, patlıcan gibi farklı şekillenişle davranırlar.

Bu kendi beslekle olma temel özelliğinin (yöneticiliğin)yerine getirilmesi, elmada farklı, domateste farklı şekilde, yerine getiriliyor olması, bitkiler aleminde, parça olaylara kayan süreçtirler. İşte belli bir özellikte parçalı süreçlere kayan, çok güzel oluşmaların, benzer temel ilkeden hareket edişle, parçalı süreçlere kayma özelliği, yöneticilerde de vardır. Her bir yöneticinin yönetim olgusuna değin özelliği ve yönetici olaraktan eğilim gösterecekleri kendilerine özgü olan hassasları, farklı farklı güzellikte, olmaktadır. Oysa liderin tutumları, bu parçalı ilişkilerin pek çoğunu birden, devrimsel hıfzetmenin sosyal ve toplumsal olaraktan dönüştürülmesidir. Ya da baştan bir toplumsal inşa, olabilmektedir.

Yöneticilikte, bir merkezlerle iletişimle koordine düzenletilmesi vardır. Bu anlamda tüm geri bildirişim yapan sistemlerde bir kontrol, bir düzeltme, bir süreci yönetme yapısallığı vardır. Bir başbakan da yöneticidir, bir banka müdürü de yöneticidir. Bir daire amiri de yöneticidir. Liderler, toplumları ve sosyal yapıları aniden dönüştüren, sistemde aniden köklü eylemler yaparlar. Liderler de, lidere değin görevlerini yaptıktan sonra, zorunlu olaraktan yönetici durumuna gerilerler. Yani yönetici gibi istikrar dönemlerinin, işleyişine katılan bir sıradan düzenleyici, olurlar. Yani liderler ilişkinle meler ya da bağıntı kılınmalar veya referans aşmalar ortaya koyarlarken, yöneticiler ise, konulan referansların iz sürücüsüdürler. Bağıntılılığa değin aksayan kısımları, bu referansa göre uyarlayan düzenleyicilerdir.

Her zaman ve durum içinde lider yaratma koşulları yoktur. Bir istikrar koşulunun ortaya çıkarılması için liderler vardır. Devrimler kısa, istikrar dönemleri nispeten uzundur. Bu yüzden toplumların her zaman liderleri yoktur. Yönetimlerin düzgün kararlı (istikrarlı) işlerlik devamlılığı ile liderlik durumu olacak pek çok formasyonlar, iyi yönetimlerle evrimleş ilerek, periyodik zaman içinde, ergince aşılarak dönüştürülürler. Periyodik süreçlerle dönüşemeyen yapılar, zorunlu olaraktan devrimsel çevrime girebilirler. Devrimler, sosyal, toplumsal olayların; biriken patlayan zorunlu noktalarıdırlar.

Sürecek

09 Mayıs 2011 5-6 dakika 1084 denemesi var.
Yorumlar