Kusura Bak

Canım adeta dört duvarla sözleşmeli sevgilim; her yanı acıyor ve her yanında acılı yaşamak saklı. Arabesk tellerimden sana acıklı şarkılar bestelemek için söylemiyorum bunları. Acımın tazelenmiş yanlarında dimdik durabildiğim bir neden olduğunu bil diye söylüyorum. Canın canıma bunu borçlu. O kadar kötü gidişatı var ki sarmal ve buruşmuş yaşamımın; taş atıp pencereme, aksimde gölgelendiğim her türlü şiddetin resmini gönderiyorum beni yaralayan yaşama. Sade yaralayan sen değilsin. Senden sonra da kanattıkları oldu ve pansumanı olmayan yaralarımdan bunu kıymık batar gibi hissettim. Bilmiyorsun ne derece, nasıl acı yaralarla boğuştuğumu. Tek şiddetin, tek hiddetin senden yana olduğunu sanıyorsun ve kendini önemseyen diğer herkes gibi. Uçuklarımda kaçıklık bile bırakmadı yaşam bana, bir çılgınlığa daha tahammülü kalmadı durup bekleyişlerimin. Durdukça ilerliyorum hüzün tabutlarına ve her birine bir çiçek ekiyorum gülün ömrünün azlığı benden sorulmasın diye.

Sevgilim, şimdi tazelenmiş sonbaharın sonumu bilemediğim heba bugünündeyim. Alkolsüz sarhoşluklarımdan uyandıramadığın yaşamımın otuz adımda sana koştuğunu öğrendim. Yaşımı taklit etmiş utanmadan. Yetişememiş de zaten sana. Sana yetişebilmek, sana erişebilmek, sana tutunabilmek ve her açıdan… Mümkün mü? Gizler ordusu aşk imtihanından saklambaç oynar gibi saklanıp beni bütün bir tütünlemeye bırakınca… Tüttüm tüttüm de boş ver tütmelerimin hepsi aynı nasılsa.

Her şeyim, çok acılandım. Çok, öyle çok ve her defasında çok ki. Kalbim bunları nasıl olup da kaldırdıysa şaşıp kalmalarıyla seni özletiyor bana. Boşuna. Her yanımdan taze gelin ve kaba kuvvetli nazımlar nesirler saçıldı. Artık olmaz. Birlikte yazılırız elbet ama kadere nispet ve sadece her satırımda.

Bu mektubum da sana özde faydam olsun diye. “Bak hatırlanmadım çünkü zaten unutulmamışım ki” diyerek böbürlen diye. Aşktan gurur tablolarım çalındı diye kalpten piyanomun tuşunu çıt diye kıramam elbet.

Sevgilim, acı sustum bu defa da. Şimdi hissettim ve uyuyacağım, sabah hiç hissetmemişim gibi. Acı susmak böyle bir şey, sen sustun mu hiç benli acılara? Dur, cevap verme. Köklerimden koparak ve bir o kadar sarmaşık sana sarılırım diye korkarım. Olmaz zaten. Yazılmadık biz kadere. Kalem bende bak. Bitse de tükense dediğim her defada seni daha çok yazabilmek için. Kusura bak!

Dilara Aksoy

Yorumlar
  • Henüz yorum yazılmamış