Kutlamaya Devam

Batının ruhumuza perçinlediği, beynimize çaktığı her paslı çivi canımı yakıyor. Sussam yapamıyorum, söylemesem duramıyorum!

Hepimizi bir şekilde kalıplaştırmaya bayılıyorlar. Geçtiğimiz anneler günü en yakın örnek diyebilirim. Adı Anna soyadı bilmem ne! Annesinin hatıralarını canlı tutabilmek için belirlediği bir gün olmuş dünya insanlarına anneler günü!

Babalar gününü de ihmal etmemişler elbet! ABD menşeli bir uyduruk, Haziran ayının üçüncü haftası da kısmetse onu kutlayacağız! Sevinsin garibanlar, eğer hala hayattalarsa ve yuvalarına sahip çıkabilecek durumdaysalar!

Batı ve ABD tarafından gelen bu özel günler, haftalar ve kutlamalar insani değer barındırmaktan ziyade suni aktivitelerden ibaret değil mi? Bunun adını artık siz koyun, asimilasyon mu dersiniz, dejenerasyon mu, mektederasyon mu, her ne haltsa artık!

Bu örnekleri daha da arttıralım mı? Gerek var mı cidden? Hadi arttıralım o zaman.

İşçi bayramı derler, inşaatta amelesinden, ustasına, tarlada çalışanlardan, hizmet sektöründe alın teri dökenlere, kısacası akşama kadar imanı gevreyen kim varsa çalışmaya devam eder. Peki, bu bayramı kimler kutlar? Bunların dışında kalan herkes kutlar, herkes meydanlarda olmaya çalışır ve hatta daha da ileri giderek çarpışır! Tabi o günü, kendisine tatil ilan eden patronların yurt dışı eğlenceleri veya piknik mangal muhabbetleri de buna eklenebilir!

Kadınlar gününe ne demeli? Kadınlar mutfakta bulaşık yıkamaya, evinde temizliğe, fabrikada çalışmaya devam ederler. Jet sosyete veya siyasiler onlar adına bayramı kutlarlar. Akşam davetlerinde adına gün kutladıkları hiç kimse yoktur aralarında, varsa da göstermelik bir kaç numune!

Hele o siyasilerin yapmacık maskeleriyle seçtikleri bir kaç yaşlı kadının ellerini öpmeleri ve kameralar karşısında sırıtmaları yok mu, ahhh ah! Basıyorum gün yüzüne çıkmamış küfürleri! 

Bana göre üzerine gün doğan her gün annelerin, babaların, kadınların, emekçilerin günüdür! İşte bu kadar!

Üç beş zırzopla, eğlence mekanlarında veya şurada, burada, çakma dostluklarla pasta kesip, mum üflediğimiz o doğum günleri de sizin değil biricik annenizin, babanızın en özel günüdür!

Şimdi alın o pastaları sürün onların önüne de onlar üflesinler o mumları, hak onlarındır çünkü!

"Bugün beni dünyaya getirdiğiniz gün anacığım, babacığım. Gününüz kutlu olsun" deyip ellerinden öpeceksiniz.

Eğer yetiştirdiğiniz evlatlarınız hayırlı çıkarsa onlar da aynısını size yaparlar!

Şayet her ikisi de başınızda yoksa, doğum gününüzü "matem günü" olarak kutlayabilirsiniz!

Bu sabah böyle uyandım, idare ediniz artık. Başka bir sabah daha iç açıcı bir şeyler yazmaya çalışırım, tabi ülkede durum güzel şeyler yazmaya, düşünmeye müsaade ettiği sürece!

13 Mayıs 2020 2-3 dakika 48 denemesi var.
Beğenenler (1)
Yorumlar (4)
  • 12 gün önce

    "Bugün beni dünyaya getirdiğiniz gün anacığım, babacığım. Gününüz kutlu olsun" deyip ellerinden öpeceksiniz." tebrik ederim, yüreğine sağlık kardeşim...

  • 12 gün önce

    Batı batı dedikleri aslında medeniyetin beşiği filan değil her şey göstermelik. Bu uydurulan özel günlerde kapitalizmin çarkları dönsün diye uydurulmuş günler, maksat alışveriş olsun. Oysa ki böyle özel günler olmasa insanlar belki de annelerine, babalarına, sevgililerine belki de canları istediği zaman senede üç beş kere hediye alıp, daha fazla hatırlarını soracaklar, arayacaklar... Ölmeden kıymetini bilmek anne ve babalarımızın en güzeli... Kutluyorum kardeşimi içtenlikle...