Sazdan Cazdan Biraz da Yazdan

Bilmem ne zamandı yosun gözlerin gözlerimden ayrıldığından beri kaç saat yolunu bekledim ve kaç uyku nöbeti talan oldu ruhumda, Ben yalnızlık abidelerinin hisli adamı görmedim bu yaz benden saz gitti, caz gitti, sen gittin...
Öyle buyurmuşlar! Demişler ki sensizlik limanlarının ardında yüreğimi aydınlatan iki çift göz gizli o gözler ki yakut cinsinden elmasa rakip, bedenim kumru nöbetlerinin incisi bir daha gelirsem dünyaya şu karşı buluştuğumuz çam ağacının gölgesinde vursunlar beni... O zaman gam yemem o zaman diri mevsimlerin teninde buluşur tenimiz...
Ben sarsak limanların kulu kölesi olmadım hiçbir zaman ve seni sevmişlerin duasına karışmadı dilim, hep ilk oldum her şeyin ilki özeldir çünkü
Hani yaz buluşmalarında Haluk Levent konseri vardı bilirsin kendimizden geçtiğimiz ve kendimize yazıldığımız asi akşamların düzünde devrim niteliğindeydi senin sevdan bir aşka manifestoydu kendi içinde...
Sevgiyi paylaştık, aşkı paylaştık azıklarımızı paylaştık ne güzel bir detaydı yanaklarından makas almak ve gülüşünün içinde kaybolmak derin bir yalnızlık sinisinde sunuldu bize ayrılık, ayrılık kötü, ayrılık yamam...
Sözlerimin hiçbirini zaman gerisine atmadım sevgilim her zaman benden önde gitti sermayesi bozuk düzenin aralarına nifak sokmadım aşkımız filizlensin istedim bir serçenin gülüşünde ıslık çalsın sözler ve en derine gömelim ellerimizi...
Kavuşabilmenin ihtimalini sorarlarsa bize bilmiyorum demezsin en azından o çam ağacına kazdığımız kalbi gösterirsin...

Şimdi ben sensizlik kuyularında Mecnun sazdan, cazdan ve yazdan geçtim kışa döndü bakışlarım...
Sevgilim...

07 Aralık 2017 1-2 dakika 44 denemesi var.
Yorumlar