Sensizliğin Katma Değeri

Sevdanın haznesi genişledi; çukurları kapatıldı, solan çiçekleri dirildi.

Ve sen, buna rağmen gelmedin.

Üstü kapalı bir yokluk, yolculuğa davet edildi belki ama sen yaya kaldın bana ulaşmalara.

Ulaşmak istemedin çünkü.

Şimdi yokluğunu, gözlerimin yaşına bağlayıp çekiyorum kirpiklerimden; bir halatla çeker gibi.

Sen, duvarların savunmacı ve hoyrat efendisi;

ben, ele avuca sığmaz sevdamla o duvarlara sitemli bir rövataşayım.

Bir yerde buluştuk yine de.

İki bin yirmi beş yıl kere daha sensiz yaşadım.

İki bin yirmi altının soğukluğunu katma yüreğime.

Katma Değer Vergisini alırım sensiz yaşadığım yılların.

Hesabını ödeyemeyeceğin kadar çok seni biriktiririm gönül kumbaramda.

Ve sen bile, sana seni ödeyemezsin.

Duyguların nasıl diye soracak olursan sevda bekçisine;

her nöbete bir cigara,

her cigaraya bir duman üflediğini söyler.

Gemiye soracak olursan;

her yolcuya bir yolculuk,

her yolculuğa bir bilinmezlik öğrendiğini…

Bana soracak olursan;

hasretin kurşunuyla sensiz öyle çok vuruldum ki

elimi attığım her temenni, sensizliğe çiğ kaldı.

Vizitesi mutluluk olurken balonlar döner gökyüzünde,

fikrin celbi hep ayrılık.

Bu yıl da

iki bin yirmi altı yıl kere

hasrete bağladım:

on iki ay,

üç yüz altmış beş gün,

elli iki hafta.

Düğüm burada.

Çözersen, gelecek seneler bizimdir sevgilim.

Dilara AKSOY 

31 Aralık 2025 1-2 dakika 484 denemesi var.
Yorumlar