Sevgi: Birlikte Şifa Bulma Sanatı
Yeryüzü, hoyrat ellerde incinen ruhlarla dolu. Böyle bir dünyada en asil direniş; bir kalbin, diğerinin sığınağı olmayı göze almasıdır.
Bu bağ, iki insanın birbirine sessizce fısıldadığı mukaddes bir sözdür; kopmaz bir gönül bağıdır. Karşılıklı olarak hayatın açtığı yaraları şefkatle kapatacağına dair iki ruhun imzaladığı görünmez bir ahittir. Çünkü özünde sevgi, birlikte şifa bulma sanatı olarak hayat bulur; ruhların birbirine ayna olduğu, yaralarını birlikte sardığı mukaddes bir süreçtir bu. Ne yazık ki şimdilerde bu kadim mühür; onu sadece bir maske gibi yüzünde taşıyanların, bencillikle beslenenlerin ellerinde kirletiliyor.
Zihne ve kalbe bir dağ gibi kazınması gereken o sarsılmaz gerçek şudur: Dokunduğun yüreği bir kor gibi yakıp incitiyorsan, bu kelimeyi bir daha diline dolayamazsın!
Bir canı; onun özgürlüğünü ve neşesini soldurmadan hayatına ortak edebilmek, yüksek bir olgunluk ister. Değer verdiğini iddia ettiği insanın ruhunda derin uçurumlar açan, güvenini tuzla buz eden ve onu kendi karanlığında yalnızlığa mahkûm eden her kim varsa, bu muazzam duygudan habersizdir.
Kırdıkları bir yüreğin karşısına dikilip, gözlerinin içine bakarak hâlâ o duygulardan bahsedenler; o gizli anlaşmaya sadık kalanlara, onu kalbinde bir cevher gibi lekesiz taşıyan gerçek sevgiyi bilenlere karşı büyük bir ihanet içindedir.
Özünde emek ve sabırdır bu; bir ruhun sınırlarına saygı duyarak ona dokunmaktır. Eğer bir kalbin gökyüzü olamıyor, o yaralı kanatları esirgeyip şifalandıramıyorsan; en azından bir fırtınaya dönüşüp o dünyayı darmadağın etmeyeceksin. Çünkü şifa olamadığın her kalp, fırtınandan geriye kalan bir sessizlikten ibarettir.
"Eğer seveceksek; şifa olacağız, bir ruhun omuzlarına yük değil. Çözüm olacağız, kördüğüm değil. Ve en önemlisi, incitmeyeceğiz; çünkü gerçek sevgi, dokunduğu her kalbi çiçeklendiren bir mucizedir."
— Gülşen Polat
