Sis Dağılırken

Artık yola çıkmak, bir kaçış değil; kalmayı öğrenememiş olmanın sonucu. Limanlar güven verir ama insanı büyütmez. Uzun süre aynı kıyıda bekleyen her şey, önce sessizleşir, sonra paslanır. Ben suskunluğumu denize bıraktım. Geriye yalnızca zihnimde tamamlanmamış cümleler kaldı.

İnsan, sandığı kadar güçlü değildir. Bazen bir kelime, bazen gecikmiş bir yüzleşme bütün düzeni sarsar. Güneş her gün doğar, mevsimler yer değiştirir; ama bazı boşluklar takvimle dolmaz. Yokluğun sesi vardır. Kalabalıkta daha çok duyulur.

Hatıralar, sisin içinden bakar insana. Yaklaştıkça netleşir, kaçtıkça ağırlaşır. Geçmiş bitmiş değildir; yalnızca susmayı öğrenmiştir. Yollar kapanmaz, insan yorulur. En çok da kendine yabancılaştığında.

Kalp, her kırılmadan sonra yeniden atmayı seçiyorsa bu bir zayıflık değil, dirençtir. Ama direnç, sonsuz değildir. Bir yerden sonra insan, nokta koymayı öğrenmelidir. Çünkü hayat, durmadan eklenen virgüllerle değil; bilinçli bitişlerle ilerler.

Suyun akışı bize eksik olanı değil, devam eden şeyi hatırlatır. Her şey tamamlanmak zorunda değildir. Bazı yarımlar, insanı kendine geri getirir.

Turgay Kurtuluş 

30 Ocak 2026 1-2 dakika 102 denemesi var.
Yorumlar