Sorgulamanın Bedeli

Bilgi çağındayız. Ama garip bir çağ bu; bilgi büyüdükçe cehalet daha örgütlü hale geliyor. Sosyal medyada gerçekler değil, algılar yarışı kazanıyor.


 Artık kimin ne söylediği değil, nasıl söylediği önem taşıyor. Derinlik yerine ambalaj, hakikat yerine gösteriş...

Sorgulamak ise zor iş. Çünkü soru sormak cesaret istiyor artık. Ve en acısı, cesaretin nadir bulunur hale gelmesi.


Bugün bir yol ayrımındayız: Ya dayatılanı kabulleneceğiz ya da kendi aklımızın izini süreceğiz. Bu sadece yönetenleri değil, sistemi de sorgulamayı gerektiriyor. Eğitimden sağlığa, hukuktan ekonomiye kadar…


 Çünkü sorgulanmayan düzen, otoriterliğe zemin hazırlar. Ve bil ki, sorgulatmayanlar sadece gücünü değil, vicdanını da kaybetmiştir.

Savaşlar artık cephelerde değil, ekranlarda veriliyor. Zihinler bombalanıyor. Gerçekler karartılıyor. Kimlikler yeniden tasarlanıyor. İşte bu yüzden; neye inandığımız değil, neden inandığımız önemli.


Birileri istiyor ki düşünmeyelim. Sormayalım. Sorgulamayalım. Çünkü biliyorlar: Sorgulayan toplum, yönetenleri denetler, medyayı süzer, ekonomiyi çözer, bilimi sahiplenir… Ve en önemlisi: korkmaz! Ama korkan kalabalıklar kolay yönlendirilir. Tarih bunun örnekleriyle dolu. Bugün de aynı sahne oynanıyor, sadece dekor değişti.


Bize düşen, geçmişin hatalarını tekrarlamamak değil sadece. Geleceği inşa edecek bilinci kazanmaktır. Çünkü hakikat, ona ulaşmak için gösterdiğimiz çabayla anlam kazanır.


Unutma: Sorgulayan birey özgürdür. Sorgulayan toplum güçlüdür. Ve şunu asla unutma: Sorgulamayan cahildir. Sorgulatmayan zalimdir.


Sorular sormaktan vazgeçme. Çünkü ne kadar çok soru varsa, o kadar çok umut vardır.


Turgay Kurtuluş 

12 Ağustos 2025 1-2 dakika 69 denemesi var.
Yorumlar