Tanrı Fikri 3

Totem gruplar kendi içinde boş zaman etkinliği durumlarıyla birikimli ve niceli durumdaydılar. Bu niceli durumlar üreten ilişkiler ile nitelikli bir duruma evrilmişti. Ön ittifaklar üreten bu nitelikli durum üzerine evrilmişti.

Yeni ve nitelikli ön ittifakı evrim sosyal-toplumsal nicelenişler içindeydi. İlanen kardeş olma, karşı grupla temas, insan olma, ahit verme, uygarlık gibi sosyal nicelenişler ile türlü meslek grubu sektörler, meslek öğrenme, soyutlama gücü, sektörler bazında alet edevatta teknik icatlar, münavebeli yönetim gibi türlüce toplum sal nicelenişler içindeydiler.

Ön ittifak gibi evrildikleri nitelikli yeni durum; yani ittifaklar totem grupların niceli ve nitelikli evriminin bir sonucuydular.

Totemiler ön ittifaklarla grup içi üreten ilişkileri aşmışlardı. Yeni durum ittifaklar zincirleme gruplar arası üretim hareketini ortaya koymuştu. Ön İttifaklar üreten ve entegre sektörlerle yeni bir nitelik sıçraması içindeydiler.

Doğada, toplumda ve bilinç içinde nicelikten niteliğe ve nitelikten niceliğe sıçrama yasası işliyordu. Bu ilke evrensel bir yasaydı.

Bu kes de bu evrensel yasa ön ittifaklar içindeki bencil, tamahkar durumların niceleyici öznel tutumlarını oluşacaktı. Tamahkar inancın içinde filizlenen özel mülkiyet gibi yeni bir kul olucu anlayış da ön ittifaklardan köleci sisteme doğru yeni bir nitelik sıçraması yapmıştı.

Yeni ve köleci nitelik sıçraması; totem dönemin ön ittifakları gerçek kılması gibi genel yararı bireyin yararında, bireyin yararını da genel yararda gören anlayış değildi.

Yani köleci nitelik sıçraması kolektif başlangıç koşullarına göre üretim ve tüketimi ortaklaşan genel yarara matuf, olumlu bir seyir içinde olmayacaktı.

Özel mülkiyet inancı El fikri inanması ile dile getirilip, savunulur. Mevcut kolektif iyeli duruma göre kolektif iyelik yerine El iyeliği söyleniyordu. Bu durumda “mülk El ’indi. El de mülkü içinde dilediği kadar malı ve mülkü dilediğine verirdi”. Yeni inanıcılar kolektifin olan kolektifindir. Bunu iyi biliyorlardı.

Şimdi "El ‘in olan da, El ‘in dilediğinin di"diyorlardı.. Burada kişisi bencil düzleme hitap etme vardı. “El herkese rızkını verir” diye ağızlara bal sürmek gerekiyordu!

Hani piyangoda size de çıkabilir hesabı; “El herkese rızkını verir” söylemi içinde kişiler kendi iç sesleri ile “El bana da verir” diye geçiriyordu.

Uygulamada görülecekti ki kimine somut mal-mülk,kolektif güç vs. verilirken kimine de mülk sahibi kapısında “çalışma rızkı” verilmişti. Artık çalışma inşa temeli karşılık emekler transferi olmaktan çıkmıştı.

Çalışma kolektif anlamda çıkmış; “rızk arama faaliyeti” olarak anlaşılmakla topluma yabancılaşılmış tı. Artık toplumlar ve mevcut düzen, “rızk aramak için vardı”. Bu hal ezelden beri böyleydi!

El, kimine bol bol rızk verirken kimine zenginin mülkünde “çalışmayı” rızk olarak vermişti! İyi mi?

Yine “El, bir ölçüye göre takdirle taksir de bulunur” derken de uygulamaya göre El ’in ölçüsü az sayıda zenginliği ve çok sayıda yoksulluğu yaratıp (isim verip); bu taksimatı böyle sürecek bir kader yapmaktı!

İşte bu tarz tuzaklı ve bilmezi inancın köleci nicelik durumları ön ittifakların içinde oluşmuştu. Nasıl köleci sistem ön ittifakın içinde oluştu ise ön ittifaklar da totem gruplar içinde grup hacmini genişletmeye zorlayan niceliklerle oluşmuştu.

El fikri, hacmi bir hayli gelişmiş beşli onlu ön ittifaklar içindeydi. İttifakın gelişme nicelci içindeki yüzey gerilimi metr kare olarak artarken; hacim metre küp olarak artıyordu. Yani üç kat genişleyen hacim; iki kat gelişen yüzey geriliminin yırtılmasına neden olmakla ortam bölünerek çoğalıyordu.

Bölünerek çoğalma niceli bir nesnel müktesebat artışıdır. Artışın karşılık emeğe göre pay verilmesi değil de takdir ve taksire göre ve mal sahibinin iradesine göre yaşama gereksinimlerinin dağıtılması olmuştu. Keyfi dağıtımlı inanç da ön ittifaklarının enfeksiyonlu bir nitelik değişmesiydi.

18 Şubat 2026 3-4 dakika 1133 denemesi var.
Yorumlar