Tragedya Komplosu 2

Tragedya Komplosu 2

"Ey rüya göremeyen yastığına göz yaşı dökemeyen sen de yaşıyorum sayıyor musun kendini" demek için mi geldin Joseph? Çaldığın bu kapılar nasıl da aşınmış.. nasıl da nasır tutmuş ellerin sahtelikler içinde. Geldin. Gökten düşen üç elmanın hatrı gibi. Aslı sayarak bedenimi. Geldin.. kırıldı tokmağı kalbimin. Otantik bir sarılma, nevrotik bir ayrılma.. buraya kadarca!.. bak benim sataştığım kahırlara.. oysa çiçeğe durmuş şiirler yazacaktım sana.. "yazarız" dedin.. gittin. Büyüdükçe büyüdü mesafelerim.. en zarif yerinden kalbimin, en sağlam yerinden dilimin küfre battım. Hayata sataştım. Oysa bir gülüşlük zamandı dünyaya düşüşüm. Senin de ağzının güleç yeri var mı Joseph? 


 Bugün bedenim Sri Lanka, baksana Joseph Tanrı Adem'i düşürmüş dünyaya.. Şimdi anlıyorum biz seninle nasıl da kardeşmişiz Adem'den bu yana.Bu öfken Kâbil'den kalmış olmalı.. Sus Joseph! Alnındaki usanç günlüklerini okuyor bir melek sol kulağıma. Soldaş bir isyanla vuruyorum kendimi bir sabah ezanına. Ya Hayy derken kalbimin yaradana ramı, farsî bir şarkı kırıyor bütün kuşların kanatlarını.Dokuz boğumdan bir sen'i duyuyorum.Sekiz kere âh öncesi.Sen ciğerime, kalbime ve zahir azalarıma bitimsiz bir âh bıraktın Joseph.İndir şimdi elini, ben bu ağrıyıı Meryem sükûnetiyle her gece d/ağlarım.Şurada bir secdelik dua olur her şiir ve her adem gibi ölümü kucaklarım.Üstündeki bu toprak da ne Joseph? Tenin ceset kokuyor. 


 Yaşını dolduran bir yas ve aksanı boğuk bir ağıt sonrası hiç çiçek açmayacak bu kaktüsü aldım. Ben bir çiçeği saksıya hapsedecek kadar zalim değilken tanımıştım seni ve sen hüzünbaz sözcükler yazacak kadar güçsüz değilken bulmuştun beni. Bugün etin kemikten ayrılışısın.. Şimdi kemiklerim acıyor. Birileri derine inmiş derken ben senin bana cân olan halinden feragatin olduğunu biliyorum bu ağrının. Kaktüs demişken bir dikene dokunmak ne kadar acıtır ki kaskatı kesilmiş bir insanı ve dokunmak ne kadar câna değer böylesi bir ayrılıkken. Çayın soğumasın Joseph ölmek ete kemiğe bürünmedi ve henüz hiçbir mezara kaktüs dikilmedi.. 


D/ipsiz bir kuyudayım Joseph.Kırılmış bir gürgen dalıyla durmadan çarptığım bu duvarların gölgesi bile yok.Bilincimin üstü kapalı yaraları kavlamayı unuttu.Unuttu rüzgâr kokunu mahzenime taşımayı.İnsan alışmaya başlayınca mı korkuyor yaşamaktan yoksa yaşadıkça mı alışmanın kederi siniyor rüyalarına? Bir kehanetin memnu/niyeti gibiyim.Bazen bir umut kırıntısı bazen imkânsızlık yıkıntısı.sesimi dinle Joseph soğuk bir duvar yankıs olarak kalmış sesimi.Sen en güzel şiirleri okurken sende unuttuğum sesime dokun ve bana bir rüya anlat.Hayra yorumlanıp kurtuluş olacak bir rüya.sonra kendini unuttuğun o coğrafyada düşlerinin elini tut. 


- gitmek yaralı bir köpektir artık ve kalmak vurulmuş bir at.-


Yaşamaksa çoğalan kuyunun suyunda arınmayı ummak. Bağırıp çağırmak da bizdendir Joseph kan kusup kızılcık şerbetine sığınmak da. Şimdi gülümse.. olanlar oldu artık kalbindeki süveydayı sil kuyunun dibini göremesen de.. u/mutsuzluk patlamaya hazır bir çıbandır, kanatır insanı ve insan kanadıkça anlar nasıl yaralar aldığını. Biliyor musun Joseph aklımdan bir sayı tuttum ve sonra unuttum. Belki bu gece bir medcezir sonrası çekilir kuyunun suyu ve annem öper ölü kuşların gömüldüğü uykumu..daha kaç gün kaç gece kaldığını bilmeden yaşamak olsun diye bu. Susuyorum Joseph sen rüzgâra şarkı söyle. 

08 Kasım 2021 3-4 dakika 12 denemesi var.
Beğenenler (4)
Yorumlar