Uçma Defteri-17

Öyle yorgun ve mutsuzum ki, adımı yadsıyorum her kanat çırpışımda. Çırpınışlarımın biri son bulsa ötekine gün doğuyor. Sonra aynaya dönüyorum. Işık kırılıyor gözlerimin önünde çünkü yaşamak aynada bile imkansız. "Dön" diyorum kadere. Çarkını yağlasam da kaderimin milyon kere, takılıyor en olmadık yerde. Rüzgara karşı el açıp durdum yıllarca, dudaklarımın arasından ruhumu üfledim tanrıya. Tanrının cevapsız arama listesi oldukça kabarık çünkü "Umut" dediği varlığın yüreği kırık.

Ben denizlere döksem içimi balıklara acırım. Bir kere akıtsam göz yaşlarımı başkasının önünde, başkasına acırım. Fark ettim de ben kazığını ne kadar yersem hayatın hep aynı acırım. O kadar acımama rağmen başkalarının acılarına hala açığım.

Güneş kan akıtıyor göğsünün en derin yerinden. Gözlerine mil çekilmiş umutlar yağmur damlalarını göremiyor. Sadece karanlığın sesine aşina kulaklarım, başka bir şeyi duyamıyor.

Yüreğimde paramparça onlarca yüz. O yüzler ki bir zamanlar en aydınlık ve sağlam direkleriydi yüreğimin. Şimdi bir fırtına değdi bedenime, en yok olmaz dediklerim bile rüzgarla kayboldu.

Aynı kalmaz hiçbir acı yürekte, katlanarak artar. Bir ruhun bıraktığı yarayı bir başkası dağlar.

20 Aralık 2017 1-2 dakika 24 denemesi var.
Yorumlar