Ütopya


Malum küresel güçlerin dünyada kaos yaratmak istediği,savaş haberlerinin gündemden düşmediği,masum insanların gözyaşlarının dinmediği ya da dindirilmek istenilmediği,bazı malların boykot yapılıp bazı malların kullanımına özendirildiği,acı ve çaresizliğin kolkola gezdiği günlerdeyiz;böyle bir ortamda okunabilecek en iyi kitap, dünya klasikleri ve hümanizmin başyapıtlarından biri olarak gösterilen,Thomas More'nin kaleme aldığı: "Ütopya."


"Filozoflar kral olursa veya krallar filozof olursa devletler de mutluluğa erişir."Platon


Kitapta geçen şu sözleri not almışım:

"Halkın yoksulluğu,kralın menfaatinedir."

"Halkın zengin ya da özgür olması kralın aleyhinedir.Çünkü zengin ve özgür olanların,zorbalığa ve haksızlığa tahammülü olmaz."

"Gereksinimler ve yoksulluk halkın duygularını köreltir,sabır eşiklerini düşürür,sinmelerini sağlar ve başka türlü olsa onları isyan çıkarmaya itecek büyük cesaretleri kırılır."

"Bir kral,kendi keyfinden çok halkın mutluluğunu düşünmelidir.Tıpkı bir çobanın kendini sürüsüne adaması gibi."

"Zengin olmaktansa zengin insanları yönetmeyi tercih ederim.Çünkü herkes keder içinde inlerken kendisi zengin ve keyifli olan biri kral değil,ancak zindan bekçisidir."

"Kralların huzurunda felsefeye yer yoktur."


Şöyledir bu ülkenin özelikleri;


Mülkiyet sahibi olunmaya izin verilmez,10 yılda bir ev değiştirilir.

İnsanlar günde 6 saat çalışır ve elde edilen ürünleri halkın ortak malı olarak değerlendirip ambarlarda tutar.

Para kullanılmaz,kıtlık korkusu yoktur.

İnsanlar tek tip giyinir ve elbilerini kendileri dikerler.

Kadınlar 18,erkekler 21 yaşından önce evlenemez.

Halk tarıma hakimdir;yün veya keten dokumacılığı,duvarcılık,demircilik,marangozlul başlıca zaatlarıdır.

Müziksiz akşam yemeği yemezler.

Hem evlerindeki hem de halka açık yerlerdeki tuvaletler ve tuvaletlerde kullanılan eşyalar altından ve gümüştendir.

Çok eşliliğe ya da boşanmalara sıcak bakmayan insanlardır.

Avukatlık mesleği yoktur çünkü avukatların olayları kılıfına uydurduklarını ve yasaları saptırarak kullandıklarını düşünürler.

"Bize zarar vermediği müddetçe kimse düşmanımız değildir."düşüncesine sahiptirler.

Gönül bağı esastır.

Savaş, gereksiz ve alçaltıcı bir konudur.


"Biz altın yüzük, altın bilezik alıp takamazken onların tuvaletlerinin her köşesi nasıl altın olur,toplanıp gidelim neredeymiş bu ülke?"diyerek düşünmeyin çünkü böyle bir ülke yok.

14 Kasım 2023 2-3 dakika 157 denemesi var.
Beğenenler (2)
Yorumlar