Vali Hüseyin Aksoy Demek
Dört tarafı dağlarla çevrili zor bir coğrafyadan kurtulmanın yolu: Okumak
1963 yılında Trabzon'un Köprübaşı ilçesinde doğan Hüseyin Aksoy, bu çetin coğrafyanın, kendi kaderini olumsuz etkilememesi için ta çocukluk yaşlarında büyük bir arayış içerisine girmiştir. Dört tarafı dağlarla çevrili bu zor coğrafyadan kurtulmanın yolunun iyi bir eğitimden geçtiğini hem kendisi hem de babası Aslan Aksoy çok iyi bilmekteydi. Yapılması gereken en elzem ilk iş, duygu ve düşüncelerini kuvveden fiile çıkarmaktı. Bu da ancak iyi bir eğitim ve öğretimden geçmekle mümkün olabilirdi. Fakat bu durum onun iyi okullarda okumak için memleketinden uzaklara gitmesini gerektiriyordu.
İlkokulu ve ortaokulu memleketi olan Köprübaşı'nda okuyan Hüseyin Aksoy,
1980'de Trabzon Lisesinden mezun olmuş, aynı yıl Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesini kazanmış, 1984 yılında da Kamu Yönetimi bölümünden mezun olmuştur.
Bilgi ve görgüsüyle genç yöneticilere örnek teşkil eden Hüseyin Aksoy,1985'te Trabzon Kaymakam Adayı olarak başladığı kamu hizmetinde hiçbir zaman günü kurtarma peşinde olmamış, daima uzun vadeli düşünmüş, zamanın geçişiyle birlikte çağın gereklerine vakıf olmuş, kendini daima yenilemiştir. O, Türkiye Cumhuriyeti devletinde çeyrek asır boyunca aralıksız ve başarılı bir şekilde vali olarak görev yapmış tek bürokrattır.
Vali Hüseyin Aksoy, ilk görev yeri olan Isparta ilinin Aksu Kaymakamlığına Kurucu Kaymakam olarak atandığından son Eskişehir Valiliğine kadar geçen 41 senelik kamu hizmetinde şefkat ve merhametle süslediği insanî yönünü, elif misali dik duruşunu ve çizgisini hiç değiştirmemiştir. Peygamberimizin ifadesiyle söylemek gerekirse onun hiçbir zaman iki günü bir olmamıştır. Daima kendini geliştirmiş, hep üstüne koya koya bugünlere gelmiştir.
Kaymakamlıktan valiliğe uzanan yolda azmin ve kararlılığın meyvesi
Trabzon'un küçük ama etkili bir ilçesi olan Köprübaşı'ndan çıkarak kaymakamlıktan valiliğe kadar yükselen, bu önemli makamda çeyrek asır boyunca kalma başarısı gösteren, her gittiği yerde büyük hizmetlere imza atan ve herkes tarafından sevilen Vali Hüseyin Aksoy son valiler kararnamesiyle Eskişehir Valiliğinden Merkez Valiliğine (Mülkiye Başmüfettişliğine) alındı. Bu atama sonrasında bir "Vali Hüseyin Aksoy" portresi canlandı gözlerimde. Vali Hüseyin Aksoy'un bende çağrıştırdığı anlamlar üzerinde bir ufuk turu yapmak istedim. İşte bu sıra dışı ve asil portreyi sizlerle de paylaşmak için bu satırları karalıyorum:
Vali Hüseyin Aksoy demek, devlet aklı demektir. O, her nerede olursa olsun, vazifesinin her anında devleti temsil etmiş olmanın o ağır görev ve sorumluluğunu titizlikle yerine getirmiştir. Anayasal kurumların usul ve esaslarına hakkıyla ve lâyıkıyla uymuştur. Her daim Türkiye Cumhuriyeti yasalarına bağlı kalmış, devlet geleneği içerisinde kendini yetiştirmiş, kamu düzenini muhafaza etmiş, yerel yönetim mekanizmalarıyla daima uyum içinde çalışmış, kurumsal ciddiyeti muhafaza etmiş, bürokratik kuralların gereğini yerine getirmiş, hiyerarşinin dışına çıkmamaya gayret etmiş, kurumsal ciddiyeti başarının temel şartı olarak görmüş, hangi konuda olursa olsun hiçbir zaman fevri hareket etmemiştir.
Vali Hüseyin Aksoy demek, güven ve istikrar demektir. Muğla, Mersin, Samsun, Diyarbakır, Kocaeli, Aydın ve Eskişehir gibi önemli kentlerde (büyükşehirlerde ve metropollerde) 25 yıl kesintisiz valilik yapmak her yiğidin harcı değildir. O, bu uzun zaman içerisinde devletin bürokratına yakışır bir biçimde hareket etmiş, asla çizmeyi aşmamıştır.
Vali Hüseyin Aksoy demek devlet ciddiyeti demektir. Zira o, her ne yapmışsa devletten aldığı güçle ve yetkiyle devlet adına yapmıştır. En zor zamanlarda ve durumlarda bile Selçuklulardan Osmanlılara kadar, ta bugünlere uzanan büyük bir devlet geleneğinin temsilcisi olduğu şuuru içerisinde devlet aklını ve refleksini göstermiştir. Şahsî makamını ve ikbalini korumak için vesayet odaklarının borazanlığını yapmamış, elif gibi dik durmuştur.
Vali Hüseyin Aksoy demek tecrübe ve bilgelik demektir.
Vali Hüseyin Aksoy demek tecrübe ve bilgelik demektir. 41 sene devlet hizmeti içinde pişen ve her zaman üzerine düşenin fazlasını yapan Aksoy, arkasından gelenlere yol olmuş, yollar açmıştır. Defalarca sağlaması yapılmış, test edilmiş ve onaylanmış bu doğru yoldan yürüyenler daima istikamet içerisinde olmuş, hiçbir zaman yanlış adreslere sapmamışlardır.
Vali Hüseyin Aksoy demek fedakârlık (özveri) demektir. Onun 25 yıllık başarılarla dolu valilik sürecine baktığımızda her zaman büyük bir hizmet aşkıyla ve şuuruyla gecesini gündüzüne katarak çalıştığı , asla işini savsaklayan bir insan olmadığı açıkça görülür.
Vali Hüseyin Aksoy demek, işine yoğunlaşmak, işine aşk derecesinde bağlanmak, hizmete odaklanmak, gösterişten ve politik tavırlardan uzak, herkese eşit mesafede durmak demektir. Zira o, her insan gibi belli bir politik düşüncesi olmasına rağmen hiçbir zaman politikanın malzemesi (başka bir tabirle aparatı) olmamıştır. 41 senelik devlet hizmetinde adı hiçbir olumsuz olayla anılmamıştır. İnatlaşmayan, daima orta yolu tutan (aklı ve mantığı önceleyen) duruşuyla, vatandaşa yakınlığıyla ve hizmetleriyle anılmıştır.
Vali Hüseyin Aksoy demek vefa, hoşgörü ve nezaket demektir. O, bu kıymetli özelliklerini, bir zamanlar yılın ailesi seçilen çok değerli anne babasından almıştır. O, vefayı dostluğun en kıymetli hazinesi ve kalbin sadık bir bekçisi olarak görmüş, vefa üzere yaşamıştır. Hayata hoşgörü penceresinden bakan Aksoy, onu güzelleştirme uğraşı içerisinde olmuştur. O, insana en çok yakışan nezaket süsüyle gönül aynasını ve ruhunu süslemiştir.
Vali Hüseyin Aksoy demek, iş disiplini ve çalışkanlık demektir.
Vali Hüseyin Aksoy demek, iş disiplini ve çalışkanlık demektir. Vali Aksoy, gittiği her yerde başarılarıyla ve disipliniyle farkını fark ettirmiştir. Gittiği yerlerde insanların kalplerine dokunmuştur. Zira o, çok iyi bir devlet adamı olduğu gibi çok da iyi bir insandır. O, dudaktan değil, yürekten konuşan bir idarecidir. Her nereye gitse mesai kavramı gözetmeden devlet ve millet için gece gündüz çalışmayı kendisine şiar edinmiştir. Onun içindir ki Vali Hüseyin Aksoy'la çalışmak ve ona ayak uydurmak herkesin üstesinden gelebileceği bir iş değildir. Fakat çalışan insana değer vermesini ve onure etmesini de iyi bilir.
Vali Hüseyin Aksoy demek, bu çağda aramakla kolay kolay bulunamayan yerli ve milli rol model demektir. Zira o, gerçek anlamda her yönüyle örnek devlet adamlığının ete kemiğe bürünmüş halidir. Bundan sonra kaymakam ve vali olacak insanların onun engin tecrübelerinden faydalanması ve onu kendilerine rol model edinmesi elzemdir.
Vali Hüseyin Aksoy demek sevgi ve tevazu (alçakgönüllülük) demektir. O, şahsi sıkıntıları olsa da onları içine atarak her zaman devletin gülen yüzü olmuştur. Devletin ve makamının gücünü ve yetkisini kullanarak hiç kimseye parmak sallamamıştır. O; Edirne'den Kars'a, Sinop'tan Anamur'a kadar yedi bölgedeki bütün insanları sevse de hemşehrilerine bir başka düşkündür. Her nereye gitse oradaki hemşehrilerini ziyaret ederek onlara destek verir. Bu özellik ona babası Aslan Aksoy'dan intikal etmiştir diye düşünüyorum. Zira merhum Aslan Aksoy da hemşehrilerini her nerede olursa olsun mutlaka ziyaret ederdi. Vaktiyle Mersin'e bir ödül töreni için gitmiş Hüseyin Valimizi de ziyaret etmiştim. Onca işinin arasında benimle yakından ilgilenmiş, ayrılırken de bir hediye çantasıyla beni uğurlamıştı.
Vali Hüseyin Aksoy demek, devlete ve millete sadakat demektir.
Vali Hüseyin Aksoy demek devlete sadakat demektir. Ömrünü devletin yücelmesi ve milletin refahı için harcamıştır. Hiçbir zaman şahsi ikbal, makam ve mevki peşinde koşmamıştır. O, ihtiyacı olan herkese devletin müşfik (şefkatli) elini uzatmıştır. Devletin ildeki en üst mercisi olduğunu unutmadan devletin kucaklayıcı rolünü eksiksiz yerine getirmiştir. İktidar-muhalefet demeden ortak akıl çerçevesinde şehrin dinamikleriyle fikir alışverişinde bulunmuştur. Partilerin valisi değil, her zaman devletin valisi olmaya gayret etmiştir. Bu yüzden de vazifesini bitirip hangi şehirden ayrılsa gözyaşlarıyla uğurlanmıştır.
O, nerede görev yapmışsa her zaman sahada olmuştur. İşini aşkla ve bir ibadet şuuruyla yapmış, asla savsaklamamıştır. O, kamu yönetici olarak çalıştığı her yerde çocukları ve kadınları öncelemiştir. Çocukların (özellikle de kız çocuklarının) eğitimini birinci öncelikli iş olarak görmüştür. Çocukların eğitime odaklanması için, çalıştırılmaması ve sokaklardan çekilmesi için etkin ve kararlı bir mücadele vermiştir. Bu çerçevede Eskişehir Valiliği öncülüğünde yürütülen proje kapsamında 148 çocuk yeniden okullarıyla buluşmuştur.
Vali Hüseyin Aksoy, başta Eskişehir olmak üzere, kadınlarla ilgili kıymetli çalışmalara imza atmıştır. Eskişehir Kadın Sağlığı Eğitimi Projesi çerçevesinde 347 bin 118 kadına ulaşılmıştır. Bu proje kapsamında kadınların sağlık okuryazarlığını artırmak, erken teşhisin önemini anlatmak, şiddet ve bağımlılıkla mücadele konusunda farkındalık oluşturulmuştur. Vali Aksoy’un eğitimci eşi Hülya Aksoy da bu projenin koordinatörü olarak eşinin yanında durmuş, kadın dayanışması içerisinde hemcinslerine destek olmuştur.
Vali Hüseyin Aksoy demek, devlet hizmetinde eşitlik ve tarafsızlık demektir. O, hangi zihniyetten olursa olsun herkese aynı mesafede durmuştur. Hiç kimseyi partisine bakarak, düşüncesinden dolayı ötekileştirmemiştir. Yunus Emre misali herkese sevgiyle nazar etmiştir. Valilik yaptığı her yerde mezhebine ve meşrebine bakmadan herkesin valisi olmaya gayret etmiştir. Onun içindir ki gittiği her yerde taraflı tarafsız herkesin sevgilisi olmuştur.
Özetle söylemek gerekirse Vali Hüseyin Aksoy çok kıymetli bir bürokrat ve devlet adamıdır. Yeri öyle kolay kolay doldurulamaz. O yüzden sağlığında kıymetini bilmeliyiz.
Vali Hüseyin Aksoy hiçbir zaman gücünü makamından almadı.
Vali Hüseyin Aksoy hiçbir zaman gücünü makamından almadı. Yasalar ne dediyse onu uyguladı. İnisiyatifini vatandaştan yana kullandı. Aksine makamına güç verdi ve itibar sağladı. Daima devletin ve milletin hakkını önceledi ve menfaatini düşündü. Bunu yaparken vatandaşı asla dışlamadı. Hakkı olana hakkını verdi, daima mazlumun yanında oldu.
Vali Hüseyin Aksoy vazifesini yaparken hak, hukuk ve adaletten ayrılmadı. Hiçbir zaman vitrinde olmayı yeğlemedi. Popülist işlerin peşinden koşmasa da yaptığı güzel işler onu doğal olarak göz önünde (vitrinde) tuttu. Bu da onun adını "çeyrek asır boyunca aralıksız olarak valilik yapan başarılı bir bürokrat" olarak tarihin şerefli sayfalarına yazdırdı.
Vali Hüseyin Aksoy hangi ilde valilik yaptıysa orada suç işleme oranlarında hissedilir derecede düşüşler yaşandı. O, nereye vali olduysa oranın eğitim hayatında ciddi yükselişler kendini gösterdi. Yine o, gittiği her yerde halkın devlete olan güvenini ve sevgisini artırdı.
O, kaymakam ve vali olarak devletimize 41 yıl hizmet etmiştir. İnanıyorum ki aynı güçle ve istekle bundan sonra da devletine ve milletine aynı istek ve heyecanla (görev aşkıyla) hizmet etmeye devam edecektir. Yeter ki bundan sonra da ona bu imkân ve ortam sağlansın.
Vali Hüseyin Aksoy 'un 2001 yılından bu yana Muğla’dan Mersin’e, Samsun’dan Diyarbakır’a, Kocaeli’den Aydın’a ve son olarak da Eskişehir’e uzanan süreçte 25 yıla yakın bir süre boyunca üst düzey yöneticilik (valilik) yapması onun her devrin adamı olduğu anlamına gelmez. O, işini büyük bir hakkaniyetle ve doğru yaptığı için, devlete yük olmadığı için (aksine devletin yükünü sırtladığı için) siyasî irade tarafından tercih edilmiştir.
Vali Hüseyin Aksoy 'un 25'i vali olmak üzere başarılarla dolu 41 yıllık yöneticilik hayatı Siyasal Bilgiler ve Hukuk Fakültelerinde geleceğin kaymakam ve vali adayı öğrencilere okutulmalıdır. Hakkında yüksek lisans ve doktora çalışmaları yaptırılmalı, bu büyük birikimden ilgili fakülte öğrencileri ve yönetici adayları yararlandırılmalıdır.
Devletimiz Vali Hüseyin Aksoy'un tecrübelerinden yararlanmaya devam etmelidir.
Bir seveni olarak şahsî kanaatim ve umudum Vali Hüseyin Aksoy'un bugüne kadarki başarılı yöneticiliğinin İstanbul, Ankara veya İzmir gibi metropol şehirlerden birisine vali olarak görevlendirilmesi ve böylelikle final yapmasıydı. Fakat o Merkez Valiliğine ve Mülkiye Başmüfettişliğine alındı. Fakat devletin de ileriye dönük planları ve düşünceleri vardır. Bunun bir nefeslenme durağı olacağını ve yakın gelecekte kendisinin çok önemli bir göreve getirileceğini düşünüyorum. Çünkü devlet bu kadar büyük bir tecrübeyi zâyi etmez.
Mahkeme kadıya mülk olmasa da onun hemşehrileri (köylüleri) olan bizler bu büyük değerin ve tecrübenin bundan sonra da zâyi edilmemesini, üst düzey bir bürokrat olarak başarılı çalışmalarına devam edebileceği bir üst göreve getirilmesini isteriz. Bunun böyle de olacağına inanıyoruz. Zira Rabbimiz kulun bir kapısını kapar, daha iyi bir kapıyı ona açar. Bu belki siyaset, belki de yeniden üst düzey bir bürokratlık olabilir. Rabbim hakkında hayırlısı neyse onu ona lütfeylesin. En önemlisi de bundan sonra sağlıklı ve huzurlu bir hayat sürsün.
Şahsen Vali Aksoy'u 25 yılı valilik olmak üzere, 41 yıldır kamuda çalıştığı tüm yerlerde; işine bağlılığıyla, devlete olan sadakatiyle, tarafsızlığıyla, çalışkanlığıyla, geleceği görmesiyle ve kişiliğiyle herkesin takdirini kazanmasını hayranlıkla ve gururla takip ettim. Aynı şekilde ülkemizin yedi büyük şehrinde büyük bir özveriyle çalıştığına da bizzat tanık oldum. Bundan sonra gerçekleştireceği görevleri de layıkıyla yerine getireceğinden hiç şüphe duymuyor, yeni görevinin tekrar hayırlı olmasını diliyorum. Rabbim yâr ve yardımcısı olsun.
