Edebiyatta Kişisel Gelişim Çılgınlığı

Edebiyatta Kişisel Gelişim Çılgınlığı

Dünya geneline baktığımızda okuma oranının en düşük olduğu ülkelerde bile, kişisel gelişim kategorisinde yayımlanan kitapların satış oranlarının çok yüksek olduğu görülüyor. Peki bu tarz kitaplar neden bu kadar çok talep görüyor? Etkili iletişim, beden dili, zaman yönetimi, planlama gibi alanlarda yazılmış kitaplar gerçek anlamda kişisel gelişime hizmet ediyor. Bizim inceleyeceğimiz kitaplar ise, mutluluğun, başarının ve zenginliğin sırrını bir çırpıda sunduğunu iddia eden bazı kitaplar olacak. Kişisel gelişim kavramını edebiyat özelinde incelemeden önce kişisel gelişim nedir, ne değildir bunu anlamak gerekiyor.

Kişisel gelişim aslında temelde bireyin kendini psikolojik, duygusal ve mental anlamda mevcut halinden daha iyiye ulaştırmak için bilinçli olarak çaba gösterdiği bir süreç olarak tanımlanabilir. İnsan mevcut bir potansiyelle hayata başlamıştır ve bu potansiyelin çeşitli kişisel gelişim yolları ile geliştirilmesi mümkündür.

Kişisel gelişim, kişinin kendini bir üst versiyona ulaştırma çabasıdır. Belirli bir hedef belirleyip o hedefe doğru ilerlemedeki kararlılıktır. Belirlenen hedefe doğru giden yolda ihtiyaç duyulan motivasyondur. Düşüncelerin duyguları, duyguların da davranışları oluşturduğu inancıyla hayata daha olumlu bakabilme gücüdür.

Kişisel gelişim, kendi içinde duygusal kontrol, olumlu düşünce, yaratıcılık, motivasyon, zaman yönetimi, stres yönetimi, başarılı iletişim gibi pek çok konuyu kapsar. Hatta bu konuların bütünüdür. Hiçbiri tek başına kişisel gelişim demek değildir.

Bu haliyle bakıldığında kişisel gelişim oldukça önemli ve gerekli bir konu. Ancak, özellikle 2000’li yıllarda ortaya çıkan birtakım görüşler kişisel gelişimi adeta sihirli bir formül düzeyinde basite indirgemiş durumda. Burada “Sen istersen her şey olur.” gibi bir formülden bahsediyoruz.

Sihirli Formül Süreci Ne Zaman Başladı?

İnsanlığın geçmişine baktığımızda ilk olarak kendisinden daha güçlü bir varlığa inanma eğilimi görüyoruz. Daha sonra kişisel gelişim hareketlerinin ortaya çıkmasıyla birlikte bu eğilim yerini “evren, enerji” gibi kavramlara bırakıyor. “Evrenden iste ve olsun!” düşüncesiyle 2006 yılında yayınlanan “The Secret” isimli kitap, günümüzdeki anlamıyla kişisel gelişim kitaplarının çıkış noktasıydı diyebiliriz. Aynı zamanda belgesele de uyarlanmış olan bu kitap, bir şeyi elde etmenin tek yolunun basitçe istemek ve inanmak olduğunu anlatıyor. “Çekim yasası” adıyla bilinen bir kavram üzerinden yola çıkan kitapta, düşünmenin tek başına her şeyi elde etmenin yolu olduğu ifade ediliyor.

Günümüzde ise, tanrı ve evren anlayışı doğrudan bireyin kendisine yöneltilmiş durumda. “Her şeyin temeli sensin.” “İstediğin hayatı sen yaratabilirsin.” “En değerli varlık sensin.” gibi düşünce sistemleri ortaya çıkmaya başladı. Geçmişten bugüne kadar kişisel gelişim kitaplarının yolculuğu bu farklı anlayışlar üzerinden devam etti diyebiliriz.

Şimdilerde yazılan kişisel gelişim kitapları elbette The Secret kadar basit bir yola başvurmuyor. Zamanla yeni teknikler, yeni düşünme biçimleri ortaya çıktıkça kişisel gelişim kitapları da kendi içinde gelişmeye başladı. Çünkü The Secret, temelde çok basit kalıyordu ve insanların her şeyin bu kadar kolay olacağına inanması zordu.

Her ne kadar yazarlar, insanların mutluluğa en kolay yoldan ulaşma isteğini taktik olarak kullanıyor olsalar da, bu fikirleri sağlamlaştıracak dayanaklar gerekiyordu. Bu nedenle zaman içinde yeni kişisel terapi teknikleri, spiritüel yöntemler, farklı inanç sistemleri yayılmaya başladı. Yazarlar kitaplarında bu yöntemleri işleyerek “çekim yasası” gibi konuları sağlam bir zemine oturtmaya çalıştılar.

Kişisel Gelişim Kitapları Nasıl Etkiliyor?

Okuyucuya kısa yoldan mutluluk ve zenginlik vadeden kişisel gelişim kitapları, belirli bir okuyucu kitlesine ulaşmak için birtakım anahtar kavramlar kullanmak durumunda. Bu tarz kitaplara yönelen insanlar genellikle mutsuz, psikolojik sorunlar yaşayan, hayatında belirli şeylerin eksikliğini yaşayan insanlar oluyor.

Bu nedenle kişisel gelişim kategorisindeki edebiyat ürünlerinde “Mutlu olmanın sırrı”, “Zengin olmak için 10 kural”, “Başarının 5 altın formülü” gibi başlıklar görüyoruz. Burada insanların ihtiyaç duyduğu mutluluk, başarı, para gibi temel faktörlere ulaşmak, rakamsal olarak somutlaştırılmış yollarla okuyucuya sunuluyor. İnsan psikolojisi, rakamla sınırlandırılmış formüllere inanmaya daha meyillidir. Bu sebeple 10 madde, 5 yöntem, 20 adımda başarı gibi ifadeler kişisel gelişim kitaplarının vazgeçilmezi olmuş durumda.

Bu kitapların sıklıkla, kişilere ihtiyaç duydukları konuda yardımcı olmaktan ziyade direkt olarak sonuca ulaşma garantisi verdiğini görüyoruz. Okuyucunun zihninde “Bu kitabı okursam zengin olacağım.” fikrini uyandırmak, kitabın satın alınması için yeterli oluyor.

Türkiye’de Kişisel Gelişim

Kişisel gelişim kitapları, Türkiye’ye ilk olarak çeviri yoluyla girmiş kitaplardır ve birçok eleştirmen tarafından Türk kültürüne tam olarak oturmayan bir edebi tür olarak kabul edilir. Batı kültüründe kişisel gelişim yayınlarının ağırlıklı olarak kapitalist bir anlayışla yazıldığı ve okuyuculara aşırı bir motivasyon sağlayarak hızlı bir yükselme ve bunun ardından hızlı bir düşüş yarattığı gözlemleniyor. Adeta hap formunda bir ilaç gibi okuyucuya sunulan bu kitaplar, okunduktan sonra hayatın değişeceğine inandırıyor. Okuyarak hiçbir şeyin değişmediğini gören okuyucu ise büyük bir hayal kırıklığı yaşıyor.

Kitapların pek çoğunda önerilen yöntemler Türk yaşam tarzına göre farklı kalabiliyor. Sıkça eleştirilen spiritüel tarzda kişisel gelişim kitaplarında meditasyon, aromaterapi, ruhani uygulamalar, yaratıcı imgeleme gibi toplumsal olarak uzak olduğumuz yöntemler görüyoruz. Bu tarz mistik kitapların, “10 adımda başarı” temalı aşırı motivasyon kitaplarından daha ileri boyutta bir çılgınlığın ürünü olduğunu söyleyebiliriz.

Kişisel gelişim kitapları pek çok yönüyle eleştirilmeye müsait olsa da, okuyucuyu gerçek anlamda kişisel gelişim yolları ile tanıştırma çabası güden pek çok kitap da mevcut. Bu noktada okuyucunun oldukça seçici olması, kitabın ne vadettiğini doğru tespit etmesi ve kendi kişisel gelişiminde neye ihtiyacı olduğunu bilmesi önem taşıyor.

Yorumlar
  • Henüz yorum yazılmamış