Ermiş: Yolunu Arayanlara Seslenen Eser

— min. okuma: 3-4 dakika
Ermiş: Yolunu Arayanlara Seslenen Eser

“"Hakikati buldum" değil, "Bir hakikat buldum" deyin. "Ruhun yolunu buldum." demeyin. "Kendi yolumda yürürken ruhla karşılaştım." deyin.”

Yolda olmak aslında ışığı bulmaktır. Işık da kişinin kendini keşfetmesidir. Ruhun derinliklerini keşfe dalan insan ışığın arayışı peşindeyken doğru yola girer. Sahi insan ne zaman kendi yolunu bulur? Hep erteleniyor aydınlığa çıkaran yola düşme eylemi. Modern insanın laneti bu değil mi biraz da? Kendilik algısını öğrenmeyi ertelemek…

Halil Cibran söz konusu olunca modern insan tezahürüne uymayan aykırı bir yazar diyebilmek mümkündür. Belki de Ermiş o'dur, kim bilir? Zamanın içerisinde yaşamayan, kalıpsız, hesapsız ve aykırı bir eğitmen de olabilir. Kitaplarının her cümlesi hayatın baş köşesine konulabilecek kadar değerli kelimelerle bezeli. Okuyucu üzerinde Kaplumbağa Terbiyecisi izlenimi yaratan nadide yazarlar arasında gösterilebilir. Ancak kitapları arasında en takdire şayan olanı ise okuyucuları tarafından Ermiş olarak görülmektedir.

“Neşeniz, maskesini çıkarmış kederlerinizdir.”

Bazı kelimeler acı verir ilk dokunuşunda insana. Cibran, Ermiş kitabında yer alan bu cümlesiyle binlerce açıklamayı topyekün aktarma yoluna gitmiştir belki de. Derinlere daldıran söz öbekleri yazarın sıklıkla kullandığı bir yazım biçimidir hatta bu kitabında da aynısına yer veriyor. Tıpkı düşünce konusunda yetkinliğe ulaşmış filozoflar gibi. Karşıt imgeleri bir arada sunmak maharet istemektedir. Bu aktarım yolunu seçen yazarın mutlaka hayata ve benliğe dair söyleyecek çok sözü bulunmaktadır. Zıtlıkların bir arada var olduğunu söyleyen ve geçmişin tozlu raflarından günümüze aktarılan o kadar düşünce biçimi bulunmaktadır ki… Yazarın Lübnan asıllı olup Amerika’da yaşamını sürdürmüş olması bu düşünce biçimine sahip olmasında etkili olabilir. İki tane birbirine karşıt kültür içerisinde yetişip sentez bir hayata sahip olan yazarların çoğunlukla sahip olduğu görüşlerden biridir. Hayatını algılamaya çalışan yazar daima iç içe giren durumları yani güzel ile çirkin, iyi ile kötü, doğru ile yanlış, mutluluk ile hüzün birlikteliğini yansıtmayı tercih etmektedir.

“Hep de böyledir, sevgi kendi derinliğini bilmez ayrılık vakti gelip çatana kadar.”

Hüzün ve rasyonelliği içerisinde barındıran bu cümle üzerine yazarın uzun uzun düşünüp kaleme almış olması gerek. Hiç kimse iyilik halinde iken kötü anları düşünüp o iyi anın bir gün yok olacağını aklından geçirmez. İnsan korkar bazen gerçeklerle yüzleşmekten. Yolunu aramak isteyenlerinse bu gerçeği sorgulamayla doğrunun peşine gitmesi gerekir. Ermiş’teki canımızı sıkan ve bizi endişeye sürükleyen cümleleri tamamen buna yol açmaktadır. Okuyucunun öz bilincinde yeni uyanışlar ve yankılar yaratan bu kitapta herkesin kendine bir Ermiş yaratmak isteyeceği kuvvetle muhtemeldir.

Halil Cibran bir ressam, filozof, yazar ve şair kimliğini metnine yansıtarak okuyucuyu büyüleyen bir tarza sahiptir. Yolda olanlar belki de o'nun hayatın her alanında yaşamın sürdürmeyi başarabilmiş müritleridir. Bu kadar soyut dünyanın özelliğine sahip olan bir kişilik zat-ı muhterem görülmez mi? Yolunu arayan ve iyiliği bulmaya kendini adamış olan için yankı uyandıran nitelikteki kitap Dünya’da dahi büyük etkiler yaratmıştır. Yapabildiklerinin sınırı elbette ölümle beraber gelmiştir ancak Elvis Presley’i de İlhan İrem’i de etkilemesi bir tesadüf olamaz. İçli insanları etkileyen yazarın kendisi de içli ve ruhani bir kişiliktir, kim bilir? 

Yola çıkmak, yolda olmak ve kendini keşfetmek… Yön bulma aygıtları ile sarılan bu teknolojik dünyada mutluluk olmayabilir belki ama huzurun formülü Ermiş ile hakikate varmaktır. El kitabı arayanlar için güzel bir alternatiftir. Ancak yolun sonunun nereye varacağını sadece kişinin ihtiyacı olan cümleler belirleyecektir.

Paylaş:
Yorumlar (1)
  • 5 ay önce

    Tüm kitaplarını okudum,keşfetmek adına çok faydası oldu,gerçekten huzurla hakikate varmak için okumalı,emeğinize gönlünüze sağlık,selamlarımla